Türkiye bitki çeşitliliği bakımından Avrupa’nın tamamına yakın bir zenginliğe sahip. Ancak bu zenginliğin kalbinde yer alan şehirlerden biri Erzincan.

Yapılan bilimsel çalışmalara göre Erzincan’da yaklaşık 2725 doğal bitki türü bulunuyor. Bu türlerin 632’si endemik, yani sadece Türkiye’de yetişiyor. Daha da çarpıcı olan ise 65 bitki türünün dünyada yalnızca Erzincan’da yaşıyor olması.

Bu sayıların ne anlama geldiğini daha iyi kavramak için bir karşılaştırma yeterli: Avrupa kıtasında bulunan toplam damarlı bitki türü sayısı 12 bin civarında. Türkiye’de ise tek başına 11 bin 500’ü aşıyor. Erzincan ise bu büyük zenginliğin en yoğun merkezlerinden biri.

Neden Erzincan?

Uzmanlara göre bu zenginliğin temel nedeni Erzincan’ın jeolojik yapısı. İl, adeta farklı kaya türlerinin bir araya geldiği doğal bir laboratuvar niteliğinde.

Güneyde Munzur Dağları’nın kireçtaşları, kuzeyde Esence Dağları’nın serpantin ve volkanik yapısı, batıda ise jipsli alanlar… Bu farklı zemin yapıları, zor koşullara uyum sağlamış ve başka yerde yaşayamayan bitki türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuş durumda.

Ayrıca Erzincan, yükseklik farkının 850 metreden 3550 metreye kadar çıktığı nadir illerden biri. Bu durum aynı şehir içinde farklı iklimlerin yaşanmasına yol açıyor. Bir bölgede bozkır hakimken birkaç kilometre ötede alpin bitkiler görülebiliyor.

Sadece Türkiye İçin Değil, Dünya İçin Önemli

Erzincan aynı zamanda Türkiye’nin “Önemli Bitki Alanları” olarak kabul edilen 6 bölgesine ev sahipliği yapıyor. Bu alanlar, küresel ölçekte korunması gereken habitatlar arasında gösteriliyor.

Bilim insanları, ilin tamamının henüz detaylı şekilde incelenmediğini belirtiyor. Yapılacak yeni arazi çalışmalarıyla tür sayısının 3000’in üzerine çıkabileceği ifade ediliyor.

Tehlike Var mı?

Her ne kadar Erzincan büyük bir doğal zenginliğe sahip olsa da, bu zenginlik tamamen güvende değil. Madencilik faaliyetleri, tarım alanı açma çalışmaları ve kontrolsüz müdahaleler bazı endemik türlerin yaşam alanlarını daraltıyor.

Özellikle sadece tek bölgede yaşayan türler için bu durum ciddi bir risk oluşturuyor.

Uzmanlara göre Erzincan’ın doğal serveti yalnızca ekonomik bir değer olarak değil, “gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir miras” olarak görülmeli.

Bu dosya serisinde Erzincan’ın serpantin bozkırlarından jipsli alanlarına, alpin kuşaktan sucul habitatlara kadar tüm doğal zenginliği tek tek ele alınacak.

Çünkü bu topraklarda sadece bitkiler değil, bir doğa tarihi saklı.

Kaynak: Prof. Dr. Ali Kandemir, Prof. Dr. Mustafa Korkmaz, Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan, Cilt 2

Muhabir: Haber Merkezi - SK