1927 yılında yapılan sayım, kentin nüfus büyüklüğünü, yerleşim dağılımını ve dönemin sosyal yapısını ortaya koyarken, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Erzincan'ın nasıl bir şehir olduğunu da gözler önüne serdi.
1927 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre Erzincan şehir merkezinde 16 bin 94 kişi yaşıyordu. Merkez kazaya bağlı köy ve yerleşimlerle birlikte bu sayı 35 bin 685'e ulaştı. Erzincan'a bağlı tüm ilçe, nahiye ve köylerin dahil edilmesiyle vilayetin toplam nüfusu ise 135 bin 325 olarak kayıtlara geçti.
Yaklaşık 13 bin 476 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olan Erzincan'da kilometrekare başına düşen kişi sayısı 9,7 olarak hesaplandı. Aynı dönemde Türkiye genelinde ortalama nüfus yoğunluğunun yaklaşık 18 kişi olduğu dikkate alındığında, Erzincan'ın ülkenin en seyrek nüfuslu illerinden biri olduğu görülüyor.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Erzincan'da yaşayan insanların büyük bölümü kırsal kesimde hayatını sürdürüyordu. Bölge ekonomisinin temelini oluşturan tarım ve hayvancılık faaliyetleri nedeniyle nüfusun önemli kısmı köylerde yaşamını devam ettirirken, şehir merkezi daha çok idari ve ticari fonksiyonlarıyla öne çıkıyordu.
1927 sayımının ardından Erzincan'ın nüfusu düzenli şekilde artış gösterdi. 1931 yılında toplam nüfus 146 bin 17'ye yükselirken, dört yıl içerisinde yaklaşık 11 bin kişilik bir artış yaşandı. Bu yükseliş, Cumhuriyet döneminde sağlık, ulaşım ve kamu hizmetlerinde yaşanan gelişmelerin nüfus üzerindeki olumlu etkilerini de ortaya koydu.
1935 nüfus sayımında ise Erzincan'ın toplam nüfusu 153 bin 344 olarak kaydedildi. Böylece ilin nüfus yoğunluğu da artış göstererek Türkiye ortalamasına bir miktar daha yaklaştı.
Ancak bu büyüme süreci uzun sürmedi. 27 Aralık 1939'da meydana gelen ve Cumhuriyet tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kabul edilen Erzincan Depremi, kentin demografik yapısını derinden etkiledi. Yaklaşık 15 bin 600 kişinin hayatını kaybettiği deprem, nüfusta büyük bir azalmaya neden olurken, şehrin sosyal ve ekonomik yapısında da uzun yıllar hissedilecek değişimlere yol açtı.
Tarihçiler, Cumhuriyet'in ilk yıllarında gerçekleştirilen nüfus sayımlarının yalnızca istatistiksel veriler sunmadığını, aynı zamanda Erzincan'ın sosyal yapısını, ekonomik faaliyetlerini ve gelişim sürecini anlamak açısından da büyük önem taşıdığını belirtiyor.





