Erzincan

Ceylan, Avukatlar Gününde Adaleti Haykırdı

Erzincan Eğitim İş Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Süleyman Burak Ceylan, 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle yazılı basın açıklaması yaptı.

Abone Ol

Ceylan, “5 Nisan Avukatlar Günü’nde; adaletin, hukukun üstünlüğünün ve savunma hakkının önemini bir kez daha vurguluyoruz.

Adalet, bir toplumun ayakta kalmasını sağlayan en temel değerdir. İnsanların kendilerini güvende hissettiği, haklarının korunduğuna inandığı ve geleceğe umutla bakabildiği bir düzen ancak hukukla mümkündür. Hukukun üstünlüğü ise; kişilerin, makamların ya da güç odaklarının değil, evrensel hukuk kurallarının egemen olduğu bir anlayışı ifade eder. Çünkü gerçek demokrasinin temeli, herkes için eşit uygulanan adalet ve bağımsız bir yargı sistemidir.

Hukukun üstünlüğünün zedelendiği, adalet duygusunun yara aldığı toplumlarda yalnızca bireyler değil, tüm toplumsal yapı zarar görür. Hak arama yollarının kapandığı, savunmanın susturulduğu, yargının bağımsızlığını yitirdiği bir ortamda özgürlüklerden, eşitlikten ve demokratik yaşamdan söz etmek mümkün değildir. Adaletin olmadığı yerde güven duygusu kaybolur; hukukun olmadığı yerde ise güçlü olanın değil, haklı olanın kazanacağına dair inanç yok olur.

İşte böylesi bir noktada avukatlar; yalnızca bir mesleğin temsilcisi değil, adaletin ve hukukun en önemli güvencelerinden biridir. Avukatlar, bireylerin hak arama mücadelesinde onların sesi, umudu ve dayanağıdır. Savunma hakkını kullanmak isteyen her yurttaşın yanında duran, hukuksuzluklara karşı mücadele eden, hakikatin ortaya çıkması ve adaletin yerini bulması için çalışan avukatlar; demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Avukatlık mesleği, yalnızca dava takip etmekten ibaret değildir. Avukatlar; haksızlığa uğrayanın yanında durur, güçsüzün hakkını savunur, hukukun evrensel ilkelerini yaşatmaya çalışır. Zaman zaman büyük baskılarla, tehditlerle ve zor koşullarla karşı karşıya kalsalar da adaletin gerçekleşmesi için mücadele etmeye devam ederler. Çünkü bilirler ki savunma susturulursa, adalet eksik kalır; savunma güçsüzleşirse toplumun tamamı güçsüzleşir.

Bağımsız savunmanın olmadığı yerde bağımsız yargıdan söz edilemez. Yargının üç temel unsurundan biri olan savunmanın özgürce görev yapabilmesi, demokratik hukuk devletinin en önemli şartlarından biridir. Avukatların baskı altında olmadığı, mesleklerini özgürce icra edebildiği, hukukun siyasetin ve kişisel çıkarların aracı hâline getirilmediği bir ülke; adaletin, barışın ve toplumsal huzurun da teminatıdır.

Bizler biliyoruz ki eğitimde, çalışma yaşamında ve toplumsal yaşamın her alanında haklarımızı korumanın yolu; hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaktan geçmektedir. Hukukun üstünlüğü, yalnızca hukukçuların değil; emeğiyle yaşayanların, öğrencilerin, öğretmenlerin, kadınların, gençlerin, emeklilerin, kısacası tüm yurttaşların ortak güvencesidir.” dedi.