Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye genelinde olduğu gibi Erzincan’da da idari yapı yeniden düzenlendi. Bu düzenlemeler kapsamında Erzincan, Cumhuriyet’in ilk yıllarında önemli bir yönetim merkezi olarak yapılandırıldı.
Milli Mücadele yıllarında müstakil liva statüsünde bulunan Erzincan, Cumhuriyet döneminde vilayet statüsünü koruyarak kendisine bağlı kazalarla birlikte yeni bir idari organizasyon kazandı. Bu dönemde Erzincan’a bağlı başlıca kazalar Kemah, Kiğı, Kuruçay, Refahiye ve Pülümür olarak sıralanıyordu.
1920’li yılların ortalarına gelindiğinde Erzincan vilayeti idari olarak oldukça geniş bir alanı kapsıyordu. Yapılan düzenlemeler sonucunda vilayet sınırları içinde toplam altı kaza, yirmi nahiye ve yaklaşık yedi yüz köy bulunuyordu. Bu yapı, Erzincan’ın bölgesel bir yönetim merkezi olmasını sağladı.
1930’lu yıllarda ise idari sınırlar yeniden gözden geçirildi. Bu süreçte bazı kazalar farklı illere bağlanırken bazı yeni kazalar da Erzincan’a dahil edildi. Yapılan düzenlemeler sonucunda Kemah ve Refahiye kazaları korunurken Ilıç, Eğin ve Tercan gibi yerleşim yerleri de Erzincan’ın kazaları arasına katıldı.
Bu değişikliklerle birlikte Erzincan’ın idari yapısı daha sistemli bir hale getirildi. 1939 yılına gelindiğinde Erzincan vilayeti altı kaza, on sekiz nahiye ve yüzlerce köyden oluşan bir yönetim yapısına sahipti.
Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen bu düzenlemeler, yalnızca yönetim sistemini güçlendirmekle kalmadı. Aynı zamanda kamu hizmetlerinin daha hızlı ve etkili şekilde yürütülmesine de katkı sağladı.
Erzincan’ın idari yapısında yapılan bu değişiklikler, ilerleyen yıllarda bölgenin sosyal ve ekonomik gelişiminde önemli rol oynadı. Cumhuriyet’in ilk döneminde oluşturulan bu idari yapı, kentin uzun yıllar boyunca yönetim sisteminin temelini oluşturdu.





