Türkiye'nin hafızasına 17 Ağustos 1999 saat 03.02'de kazınan Marmara Depremi, Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkezli olarak meydana geldi. Yaklaşık 45 saniye süren ve resmi kaynaklarda 7,4 büyüklüğünde verilen deprem, Marmara Bölgesi'nde geniş bir alanda yıkıma ve büyük can kaybına neden oldu.

Ancak o büyük felaketin istatistiklere sığmayan, her ailede başka bir hikâyeye dönüşen yüzü de vardı.

Bu hikâyelerden biri de İYİ Parti Erzincan İl Başkanı Dağhan Çakmak'ın hikâyesi…

“O Gece Yalova’da İki Canımı, İki Yarımı Kaybettim”

Çakmak, 17 Ağustos'un 27. yılında yaptığı paylaşımda, depremde annesi Birgül'ü ve henüz 12 yaşındaki kardeşi Deniz'i kaybettiğini anlattı.

Çakmak'ın sözleri, aradan geçen yıllara rağmen acının nasıl canlı kaldığını gözler önüne serdi.

“27 yıl önce bugün, o gece Yalova’da iki canımı, iki yarımı kaybettim…”

Annesi Birgül'ün 42 yaşında olduğunu, kardeşi Deniz'in ise henüz hayatının başında, yalnızca 12 yaşında bulunduğunu belirten Çakmak, o gecenin kendisine hayatın en acı gerçeğini öğrettiğini ifade etti.

“O gün öğrendim ki hayat, bazen vedalaşmaya bile fırsat vermeden sevdiklerinizi sizden alabiliyor.”

27 Yıl Geçti Ama Özlem Dinmedi

Dağhan Çakmak Ailesi

Takvimler ilerledi, yıllar birbirini takip etti.

Ancak Çakmak'ın annesine ve kardeşine duyduğu özlem geçmedi.

Bu duyguyu, paylaşımında oldukça yalın ama yürek burkan ifadelerle dile getirdi:

“Aradan 27 yıl geçti… Özlem geçmedi, yokluklarına alışılmadı. İnsan sadece onlarsız yaşamayı öğreniyor.”

Belki de 17 Ağustos'un üzerinden geçen 27 yılın en ağır cümlesi buydu.

Çünkü deprem, yalnızca binaları yıkmadı. Binlerce ailenin hayatını ikiye böldü; bazıları için hayat, depremden önce ve depremden sonra diye ayrıldı.

“Sarılmayı Ertelemeyin”

Dağhan Çakmak'ın mesajının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise deprem acısını yaşayan bir insanın yıllar sonra verdiği hayat dersi oldu.

Çakmak, insanlara sevdiklerinin kıymetini bilmeleri çağrısında bulunarak şöyle seslendi:

“Anneniz, babanız, kardeşiniz, eşiniz, evladınız yanınızdaysa kıymetini bilin.”

Ardından herkesin içine dokunabilecek şu cümleyi kurdu:

“Sarılmayı ertelemeyin. ‘Seni seviyorum’ demeyi yarına bırakmayın.”

Çünkü onun için “yarın”, 17 Ağustos 1999 gecesinde bir anda anlamını yitirmişti.

Bir Anne ve 12 Yaşındaki Bir Kardeşin Hatırası

Dağhan Çakmak Makam

Çakmak'ın paylaşımında annesi Birgül ve kardeşi Deniz'in isimlerini özellikle anması, 17 Ağustos'un onun hayatındaki kişisel karşılığını bir kez daha ortaya koydu.

Bir tarafta 42 yaşındaki bir anne…

Diğer tarafta henüz 12 yaşında, hayatının baharında bir çocuk…

Ve geride kalanların hafızasında silinmeyen bir gece.

27 yıl sonra bile isimleri aynı cümlenin içinde yaşamaya devam ediyor:

Birgül ve Deniz…

17 Ağustos Sadece Bir Tarih Değil

AFAD, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'ni Türkiye'nin afet yönetimi açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor. Büyük can kaybı ve geniş çaplı yıkım, Türkiye'de afet yönetiminin ve koordinasyonunun yeniden ele alınmasına neden oldu.

Fakat 17 Ağustos'un toplumdaki karşılığı yalnızca rakamlardan, binalardan ve istatistiklerden ibaret değil.

Her kaybedilen insanın ardında bir aile, bir sofra, yarım kalan hayaller ve yıllar geçse de dinmeyen bir özlem bulunuyor.

Dağhan Çakmak'ın annesi Birgül ve kardeşi Deniz için yazdığı mesaj da bu gerçeğin Erzincan'dan yükselen en kişisel tanıklıklarından biri oldu.

“Sizi Çok Özledim… 27 Yıldır, Her Gün”

Çakmak, paylaşımının sonunda annesi ve kardeşini bir kez daha anarak 17 Ağustos'ta hayatını kaybeden herkese rahmet diledi.

Son cümlesi ise 27 yıllık özlemi tek başına anlatmaya yetti:

“Canım annem Birgül ve kardeşim Deniz başta olmak üzere, 17 Ağustos’ta kaybettiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyorum. Sizi çok özledim… 27 yıldır, her gün.”

17 Ağustos 1999'un üzerinden 27 yıl geçmiş olabilir.

Ama bazı acıların takvimi yok.

Bazı isimler unutulmuyor.

Bazı geceler ise insanın hayatından hiç çıkmıyor.

Birgül ve Deniz de Dağhan Çakmak'ın hayatında, 17 Ağustos gecesinin hiç silinmeyen iki adı olarak yaşamaya devam ediyor.

Mekanları Cennet Olsun...

Muhabir: Haber Merkezi - SK