1893 yılının Şubat ayında Erzincan’ın Çağlayan beldesinde dünyaya gelen Hüseyin Aksu, hem askeri hem siyasi kimliğiyle kentin yakın tarihine damga vuran isimlerden biri oldu. Erzincan Rüştiyesi mezunu olan Aksu, Abbas Uşağı Aşireti reisi Mir Hüseyinzade Seyyid Ali Ağa ile Fatıma Hanım’ın oğluydu. Girlevik bölgesinin sahibi ve ağası olarak bilinen Hüseyin Aksu, I. Dünya Savaşı yıllarında sahada aktif rol üstlendi.
Savaş döneminde kendi imkânlarıyla oluşturduğu milis kuvvetlerinin yüzbaşılığını yapan Aksu’ya bu rütbe, dönemin 3. Ordu Kumandanı Vehip Paşa tarafından verildi. Tercan–Erzincan hattında mevzilenen Rus birliklerine karşı en ön saflarda mücadele eden Aksu, milisleriyle birlikte bölgedeki direnişin önemli aktörlerinden biri oldu. Dönemin çalkantılı ortamında Ermeni komitacılarının çeşitli vaatlerine itibar etmeyerek, vatan ve millet bütünlüğü konusunda tavizsiz bir duruş sergiledi.
Erzincan’ın işgal sürecinden kurtuluşunda aktif rol oynayan Hüseyin Aksu, İstiklal Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer aldı ve Milli Mücadele’ye destek verdi. 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 1. Dönem Erzincan milletvekili olarak seçildi. Sicil numarası 153 olan Aksu, 28 Nisan 1920 tarihli meclis çalışmalarına fiilen katıldı. I. Dünya Savaşı ve sonrasında gösterdiği faaliyetler nedeniyle İstiklal Madalyası ile taltif edildi.

Milletvekilliğinin ardından da kamu hayatından kopmayan Hüseyin Aksu, yaklaşık 15 yıl boyunca CHP’nin Çağlayan Nahiyesi Başkanlığı görevini yürüttü. Ayrıca Türk Tayyare Cemiyeti ve Ziraat Odası gibi kuruluşlarda üyelik yaparak sosyal ve ekonomik çalışmalara katkı sundu.
1937 Tunceli olayları sırasında hakkında kesinliği kanıtlanmamış iddialar ortaya atıldı. Bu süreçte ailesiyle birlikte Kastamonu’ya sürgün edilen Aksu, 1941 yılında Erzincan’a dönerek yeniden Çağlayan’a yerleşti. Hayatının son dönemini memleketinde geçiren Hüseyin Aksu, evli ve üç çocuk babasıydı.
12 Aralık 1976 tarihinde vefat eden Hüseyin Aksu’nun kabri, Erzincan’ın Çağlayan Beldesi’ndeki aile kabristanında bulunuyor. Mücadeleyle geçen ömrüyle hem savaş yıllarının hem de Cumhuriyet’in ilk dönemlerinin tanıklarından biri olarak Erzincan tarihindeki yerini koruyor.





