Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde sanatın da yeni araçlarla buluştuğu projeler dikkat çekmeye devam ediyor. Bu projelerden biri de söz yazarı ve besteci Güldem Turan tarafından Erzincan için hazırlandı.

Turan, Erzincan’ın kurtuluşunun yıl dönümü olan 13 Şubat için söz ve bestesi kendisine ait olan “Ergan’ın Şafağı” adlı eseri yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak hazırladı.

Müzik ve video çalışmasının kısa sürede ilgi görmesi, Turan’ın projesini daha geniş kitlelerin gündemine taşıdı. Hazırladığı eserle hem Erzincan’ın tarihine dikkat çekmek istediğini hem de teknolojinin sanatsal üretimde nasıl kullanılabileceğini göstermek istediğini belirten Turan, ortaya çıkan çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.

Turan, hazırladığı marşın ve video çalışmasının ilerleyen yıllarda Erzincan’ın kültürel arşivlerinde yer almasını umut ettiğini belirterek, “Bir gün benim de adımın Erzincan’ın kültürel hafızasında küçük de olsa bir iz bırakmasını isterim” dedi.

Öte yandan Turan, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü için yeni bir proje üzerinde çalıştığını da duyurarak yeni bir video çalışmasının yakında paylaşılacağını açıkladı.

Teknoloji ile Sanatı Birleştirdi

1988 yılında Gaziantep’te doğan Güldem Turan, bilgisayar teknolojileri alanında eğitim aldı. Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama bölümünden mezun olan Turan, daha sonra kamu yönetimi eğitimi de aldı. Çocukluk yıllarından itibaren bilgisayarlara ve teknolojiye ilgi duyduğunu ifade eden Turan, bu ilgisinin zamanla üretime dönüştüğünü belirtiyor.

Ortaokul ve lise yıllarında bilgisayar alanına yönelen Turan, üniversite eğitiminde de teknoloji temelli bir bölüm seçerek bu alandaki bilgisini geliştirdi. Bugün ise yapay zekâ teknolojilerini kullanarak müzik, görsel ve video üretimleri yapıyor. Aynı zamanda Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) üyesi olan Turan, söz yazarı ve besteci olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Sanat üretiminde teknolojiyi bir araç olarak gördüğünü belirten Turan, müzik ve görsel projelerinde duyguları, hikâyeleri ve toplumsal mesajları bir araya getirmeye çalıştığını dile getiriyor.

Yapay Zekâ ile Tanışma Hikâyesi

Turan, yapay zekâ ile tanışmasının ise bir gün izlediği bir haber sayesinde başladığını anlatıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişimini takip ederken hayal gücü ile teknolojinin birleşmesi halinde ortaya nasıl bir üretim çıkabileceğini düşünmeye başladığını ifade eden Turan, bu düşüncenin onu yeni projeler üretmeye yönlendirdiğini söyledi.

Bu süreçte özellikle kadın hikâyelerini anlatmaya odaklandığını dile getiren Turan, çalışmalarında duyguların ve toplumsal mesajların önemli bir yer tuttuğunu vurguluyor. Ona göre yapay zekâ yalnızca teknik bir araç değil; aynı zamanda anlatılmak istenen hikâyeyi görselleştiren bir yardımcı.

“Ergan’ın Şafağı” Nasıl Ortaya Çıktı?

Turan’ın en dikkat çeken çalışmalarından biri ise Erzincan’ın kurtuluşu için hazırladığı “Ergan’ın Şafağı” adlı proje oldu.

13 Şubat Erzincan’ın kurtuluş günü için hazırlanan bu projede Turan, söz ve bestesi tamamen kendisine ait olan bir eser ortaya koydu. Projenin ortaya çıkış sürecinde Erzincan’ın kurtuluş dönemine dair kapsamlı araştırmalar yaptığını söyleyen Turan, şehrin tarihini yakından inceleyerek eserin altyapısını oluşturduğunu belirtti.

Erzincan’ın savaş yıllarında yaşadığı zorlukları, halkın verdiği mücadeleyi ve şehrin yeniden ayağa kalkış hikâyesini araştırdığını ifade eden Turan, bu tarihi anlatıyı modern bir anlatım diliyle sunmaya karar verdiğini dile getirdi.

Turan’a göre Erzincan gibi köklü bir geçmişe sahip bir şehrin hikâyesini yeni nesillere aktarmanın en etkili yollarından biri modern teknolojileri kullanmak.

Gençlere Hitap Eden Bir Anlatım

Projenin hazırlık sürecinde müzik ve görsel anlatımı bir araya getirdiğini belirten Turan, yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak Erzincan’ın tarihsel hikâyesini gençlerin ilgisini çekebilecek bir anlatımla sunmayı hedefledi.

Hazırlanan video ve müzik çalışması kısa sürede sosyal medyada ilgi görürken, birçok kişi tarafından paylaşıldı. Turan, Erzincan Valiliği başta olmak üzere bazı kurum yöneticilerinin ve Erzincan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün projeyi paylaşarak destek verdiğini ifade etti.

Bu desteklerin kendisini motive ettiğini dile getiren Turan, Erzincan için böyle bir çalışma yapmaktan büyük gurur duyduğunu söyledi.

“Bu Bir Diriliş Hikâyesi”

Turan’a göre Erzincan yalnızca kurtuluş döneminde değil, yaşadığı depremlerden sonra da yeniden ayağa kalkmayı başarmış güçlü bir şehir.

Bu nedenle hazırladığı projenin yalnızca bir müzik çalışması olmadığını belirten Turan, aynı zamanda bir diriliş hikâyesini anlattığını ifade etti.

Erzincan’ın tarih boyunca birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Turan, buna rağmen şehrin her defasında yeniden ayağa kalkmayı başardığını söyledi.

Kadınlara İlham Olmak İstiyor

Güldem Turan, kendi hikâyesinin özellikle ev hanımları için ilham kaynağı olmasını istediğini de dile getirdi.

Üretmek için büyük stüdyolara veya büyük bütçelere her zaman ihtiyaç olmadığını belirten Turan, teknolojinin insanlara yeni fırsatlar sunduğunu söyledi. Kendi imkânlarıyla ev ortamında çalışarak müzikten videoya kadar birçok üretim gerçekleştirdiğini ifade eden Turan, yetenekli kadınların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Ev hanımlarının yalnızca ev hayatıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini dile getiren Turan, doğru fırsatlar ve desteklerle çok güçlü projelerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Yapay Zekâ Eleştirilerine Yanıt

Yapay zekâ ile yapılan sanat çalışmalarının zaman zaman eleştirildiğini belirten Turan, bu eleştirilerin çoğu zaman yanlış bir algıdan kaynaklandığını düşünüyor.

Turan’a göre yapay zekâ sanatı üreten bir güç değil, sanatçının fikirlerini hayata geçirmesini kolaylaştıran bir araç.

Şarkıların sözlerinin, duygusunun ve hikâyesinin sanatçı tarafından oluşturulduğunu söyleyen Turan, yapay zekânın yalnızca teknik süreçlerde destek sağlayan bir teknoloji olduğunu ifade etti.

Yeni Projeler Yolda

Gelecek projeleri hakkında da bilgi veren Turan, şu sıralar yeni çalışmalar üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Özellikle arabesk müzik türünde yapay zekâ destekli projeler hazırlamaya devam ettiğini söyleyen Turan, duygusu yüksek şarkılar üretmeyi hedeflediğini dile getirdi.

Bunun yanı sıra 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü için de özel bir video hazırladığını açıklayan Turan, bu tür projelerin tarih bilincinin canlı tutulmasına katkı sağladığını ifade etti.

“Hedefim Erzincan’dan Dünyaya Açılmak”

Tüm çalışmalarını kendi imkânlarıyla yürüttüğünü belirten Turan, bağımsız üreticilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

En büyük hedefinin Erzincan’dan dünyaya açılmak olduğunu ifade eden Turan, ürettiği müzikler ve görsel projelerle uluslararası alanda da ses getirmek istediğini dile getirdi.

Turan’a göre sanatın en güçlü kaynağı insanın hayal gücü. Yapay zekâ ise bu hayalleri daha hızlı ve daha geniş kitlelere ulaştırmayı sağlayan bir araç.

Güldem Turan, bir gün ürettiği eserlerin dünya çapında konuşulmasını ve Türk kadınlarının üretim gücünün daha görünür hale gelmesini umut ediyor. Ona göre eğer bir kadın bile onun hikâyesini görüp “Ben de yapabilirim” derse, bu onun için en büyük başarı olacak.

Muhabir: Adem Toprakoğlu