Erzincan

Erzincan’dan Meclis’e Uzanan ‘Aile’ Reformu: 107 Bin Islak İmzayla Medyadaki Yozlaşmaya Savaş Açtılar!

Küresel kültür dayatmaları, dijital bağımlılık ve televizyon ekranlarındaki çarpık ilişkiler Türk aile yapısını tehdit ederken, sivil toplum dalga dalga büyüyen bir direniş başlattı.

Küresel kültür dayatmaları, dijital bağımlılık ve televizyon ekranlarındaki çarpık ilişkiler Türk aile yapısını tehdit ederken, sivil toplum dalga dalga büyüyen bir direniş başlattı.

Büyük Aile Platformu’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Erzincan Aile Platformu, medyadaki ahlaki yozlaşmaya ve aile kurumunun içini boşaltan projelere karşı savaş açtı.

Erzincan Aile Platformu Sekreteri ve Felsefe Tarihi Doktora Programı Öğrencisi Merve Kocaman, sivil toplumun gücünü siyasete taşıyarak televizyonlardaki gündüz kuşağı programlarına karşı topladıkları 107 bin ıslak imzayı bizzat TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a teslim ettiklerini açıkladı. Kocaman, "Medyadaki sömürü düzenine karşı hepimiz evlerimizin sınır boylarında birer asker olmak zorundayız" diyerek toplumsal bir seferberlik çağrısında bulundu.

Ekranlardaki Tehlike: "Bu Yapımlar Ya Islah Edilecek Ya Kapatılacak!"

Televizyon kanallarını esir alan gündüz kuşağı programlarının ve dizi sektörünün aile yapısında derin yaralar açtığını belirten Merve Kocaman, geçtiğimiz yıl başlattıkları "Temiz Ekran Hareketi" kapsamında Erzincan ayağını bizzat yönettiği dev bir imza kampanyasına imza attıklarını belirtti. Toplumun ahlaki kodlarını bozan, çarpık ilişkileri normalleştiren ve devletin adalet mekanizmasına olan güveni sarsan yapımlara karşı halkın büyük bir refleks gösterdiğini ifade eden Kocaman, şu ifadeleri kullandı:

"Sabahtan akşama kadar süren bu rezillikler, Türk aile yapısına doğrudan bir saldırıdır. 15 ilden gelen temsilcilerimizle birlikte meclise giderek 107 bin vatandaşımızın ıslak imzasını Sayın Numan Kurtulmuş’a kendi ellerimizle teslim ettik. İmzayı toplayıp bir kenara çekilmedik, işin siyasi ayağını da takip ettik. Nitekim mecliste bu programların kaldırılması veya ıslah edilmesi yönünde kanun teklifleri verilmeye başlandı. Sırada, muhafazakar aile yapısını entrika sarmalı gibi gösteren yapay diziler var. İzlemeyeceğiz, izletmeyeceğiz ve bu yayınların reyting yakıtını keseceğiz."

Felsefi Uyarı: "Aile, Hukuki Bir Prosedüre İndirgeniyor"

Kutsallık, vatan, din ve aile gibi toplumları ayakta tutan ana sütunların bilinçli bir saldırı altında olduğunu vurgulayan Kocaman, boşanma oranlarındaki artışa ve küresel cinsiyetsizleştirme (LGBT) projelerine dikkat çekti:

"Modernizmin bize dayattığı hedonizm (hazcılık) ve 'önce sen' bencil felsefesi, vicdani bağları koparıyor. Aile artık kutsiyetini kaybedip iki kişinin aynı evde yaşaması için bir prosedüre dönüşüyor. Parçalanan ailelerde rol modelsiz büyüyen çocuklar, dışarıdaki küresel pazarın ve cinsiyetsizleştirme akımlarının tuzağına düşüyor. Küresel güçlerin amacı dünyayı insansızlaştırmak, şahsiyetsiz ve vatansız bireyler üretmektir. Aile çökerse toplum, toplum çökerse devlet kalmaz."

"10 Yıl Sonra Çocuklar Ebeveynlerine Dava Açacak"

Sosyal medyanın bilinçsiz kullanımı ve dijital teşhircilik konusunda da aileleri uyaran Merve Kocaman, televizyon ve akıllı telefonların toplumda adeta bir afyon etkisi yarattığını söyledi. Ünlü medya figürü Okan Bayülgen’in bir tespitine atıfta bulunan Kocaman, "Bugün anneler çocukları adına hesaplar açıp onların mahremiyetini hiçe sayıyor. Bundan 10 yıl sonra çocuklar, en mahrem hallerini dijital dünyada paylaşan ebeveynlerine davalar açacak. Çocuklarımıza akıllı telefonlar yerine korumalı telefonlar vermeli, onları bu dijital sömürü pazarından uzak tutmalıyız" dedi.

Siyaset Üstü Çağrı: "Kapımız Herkese Açık"

Büyük Aile Platformu’nun hiçbir ideolojik, dini veya siyasi ayrım gözetmeksizin, Edirne’den Kars’a bu ülkenin tüm ailelerini kapsadığını belirten Merve Kocaman, platformun sadece meydanlarda değil, bilimsel çalıştaylar ve sempozyumlarla da akademik alanda güçlü bir mücadele verdiğini ifade etti.

Kocaman, tüm vatandaşları aile kalesini korumak için platforma üye olmaya davet ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Bundan 100 yıl önce ailemizi ve vatanımızı korumak için nasıl bir milli mücadele verdiysek, bugün de etrafımızdaki ateş çemberinden korunmak için ailemizi tahkim etmek zorundayız. Güçlü aile, güçlü toplum demektir."