Bakır el sanatları açısından kolay işlenen bir maden olması nedeniyle insanoğlu çok eski zamanlardan beri bakır işlemeciliği yapılıyor.
Erzincan'da bakır el sanatlarının tarihi çok eskilere dayanıyor. Urartu medeniyetleri eserlerini Altıntepe kazlarından anlaşıldığına göre, Urartu döneminde Erzincan bakır işletmeciliği Avrupa pazarlarında aranan mal olarak öne çıkmış.

Kolay işlenebilir bir maden olması nedeniyle eski tarihlerden beri bakır hem dekoratif hem de işlevsel bir ürün olarak çok sayıda üretilmiş ve tüketilmişti. Bakır işçiliği Erzincan’ da bir çok işleme yöntemi ve tekniğine sahipti. Dövme, Dökme, sıvama, Kakma, pres basma gibi yöntemlerle bakırın şekillendirilmesi sağlanıyordu.
Dövme bakırcılık çok eski bir meslek olmasına rağmen, bakır işlemeciliğinin başlangıcı 1955-1960 yılları arasında görülüyor. Bu yıllarda Erzincan’da çeyiz eşyaları satan birkaç esnafın dükkan vitrinlerinde bakır hamam tası, sabunluk bulunmakta iken hamam taslarının iyi satıldığı görülünce bunların seri imalatına başlanmış oluyor. Daha sonraki yıllarda bakırcılığın cazip hale gelmesiyle turistik bakır süs eşyalarının üretimine başlanmış. Çaydanlık, semaver, sürahi, vazo, tepsi, çay-kahve-zemzem takımları vs. süs kulanım eşyaları yapılmakta olup, bakırın boyanması ve işlenmesi ile yurt içi ve yurt dışına pazarlanması sağlanmış ve iyi bir pazar olmuş.
1955-1960 yılları arasında küçük atölyelerde işleme bakırcılığın başlaması ile Erzincan el sanatlarında cazibe merkezi olmuş ve 1970’li yıllarda bakırcılık altın çağını yaşamıştı. Yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan bakırcılık sanatının parlak çağı fazla uzun sürmemiş yok olma durumuna gelmişti. Önceleri “Tekli” kalemle işlenen bakır, daha sonra makinelerle işlenmeye başlanmıştı. Halen tam kapasite ile çalışma imkanı bulunmayan birkaç atölyede turistik bakır ürünleri üretilmişti.

Erzincan’da bakırdan yapılmış en önemli eşyaların başında sahan, tas, kevgir, debbe, tava, tabak, bakraç gibi mutfak eşyaları gelmekte idi. Bakır kaplar dövme tekniğinde yapılmıştı. Birleşme tekniği olarak perçin, lehim, kaynak kullanılmıştı. Kabartma, kazıma teknikleri ile süslemeler yapılmıştı. Daha öncesinde kullanım eşyası olma özelliği ile üretilmişse de mutfak eşyalarında teknolojik gelişmelerle çelik, porselen, alüminyumun daha çok daha fazla kullanılmasıyla, 19. Yüzyıldan sonra turistik amaçlı dekoratif amaçlı üretilmeye başlanmıştı. Üretimin yüzde 10'u yurt içinde, özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri’ne, yüzde 90'ı ise yurt dışında A.B.D., İtalya, Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkelere pazarlanıyordu. Sanat değeri azaldığından önce yurt dışı, daha sonra da yurt içi pazarlar gün geçtikçe zayıfladı. Bu işten gelir sağlayanlar kendi sanatlarına kendileri değer vermeyerek başkalarının değer vermesini beklediler. Bugün bu bilince varan birkaç bakır işletmecisinin sabır ve üstün gayretleriyle Erzincan’da bakır işlemeciliği yıllara meydan okuyarak halen yapılıyor.





