Erzincan’ın tarihine ilişkin en dikkat çekici tartışmalardan biri, şehrin geçmişinin Hitit dönemine kadar uzandığını gösteren araştırmaların merkezinde yer alan Arziya adı etrafında şekilleniyor.

Bugünkü Erzincan’ın geçmişine ışık tutan çalışmalar, şehrin tarihinin yalnızca Orta Çağ veya Türk-İslam dönemleriyle başlatılamayacağını ortaya koyuyor. Erzincan ve çevresinde yapılan tarih ve arkeoloji araştırmaları, bölgedeki insan yerleşiminin çok daha eski dönemlere uzandığını gösterirken, Hitit çivi yazılı belgeleri ise MÖ 2. binyıldaki siyasi coğrafyanın anlaşılması açısından önemli veriler sunuyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi tarafından yayımlanan akademik çalışmalarda, Erzincan ve çevresinin Hitit belgelerinde Azzi/Hayaşa ile ilişkilendirilen coğrafyanın içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Ankara Üniversitesi Hititoloji alanından Şafak Bozgun’un çalışmasında da Hitit metinleri, filolojik veriler ve arkeolojik araştırmalar birlikte değerlendirilerek Erzincan ve çevresinin Azzi-Hayaša ile bağlantısı ele alınıyor. Çalışmada Azzi ve Hayaša'nın, birbirleriyle yakın ilişkili iki siyasi oluşum görünümünde olduğu ve bunların lokalizasyonu için Sivas’ın doğusu, Erzincan ve Erzurum hattının dikkate alındığı belirtiliyor.

Arziya adı neden önemli?

Tartışmanın merkezindeki kavramlardan biri Arziya.

Erzincan üzerine yayımlanan bazı akademik çalışmalarda Arziya, Erzincan'ın eski adı olarak değerlendiriliyor. Ferruh Kayalan'ın Geçmişte Erzincan Şehrinin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapısı başlıklı çalışmasında, Hayasa dönemi Hitit kaynaklarında Erzincan'ın “Arziya” adıyla ilişkilendirildiği aktarılıyor. Aynı çalışmada şehrin tarih boyunca farklı kaynaklarda Eriza, Aziris, Erez, Erzng, Arsinga ve Erzingan gibi farklı biçimlerde anıldığı belirtiliyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nin kurumsal yayınlarında ise bu ilişki daha doğrudan kuruluyor. Üniversitenin tanıtım kataloğunda Erzincan'ın tarih boyunca Arziya, Arzingan, Erzingan, Aziris, Eriza ve Ezirgan gibi adlarla anıldığı; Hitit belgelerinden hareketle Arziya'nın Azzi/Hayaşa Devleti'nin başkenti olduğu ifade ediliyor.

Ancak burada önemli bir bilimsel ayrıntı bulunuyor.

Hitit tarihi ve tarihî coğrafya araştırmalarında Azzi/Hayaša'nın tam sınırları ve Arziya'nın kesin lokalizasyonu konusunda görüş birliği bulunmuyor. TÜBA-AR'da yayımlanan bir çalışmada, Azzi-Hayaša'nın lokalizasyonu hakkında farklı görüşler bulunduğu ve Hitit yazılı belgeleri dışında bu siyasi oluşumun varlığını doğrudan ortaya koyan arkeolojik verilerin henüz bulunmadığı belirtiliyor.

Dolayısıyla “Arziya kesin olarak bugünkü Erzincan'dır” ifadesi, bütün akademik çevrelerin üzerinde uzlaştığı bir sonuçtan ziyade, özellikle Erzincan merkezli araştırmalarda güçlü biçimde savunulan bir tarihî coğrafya yorumudur.

Azzi/Hayaşa'nın merkezi neresiydi?

Azzi/Hayaša meselesi, Erzincan'ın tarihini anlamak açısından daha da geniş bir önem taşıyor.

Erzincan üzerine gerçekleştirilen araştırmalardan birinde Azzi/Hayaša coğrafyasının kuzeyde Şebinkarahisar'dan Bayburt'a, güneyde ise Eğin'den Bingöl'e uzanan geniş bir alanla ilişkilendirildiği görülüyor. Bu yaklaşımda bölgenin tarihî ve kültürel açıdan kendi içerisinde belirli bir bütünlük gösterdiği savunuluyor.

Tahir Erdoğan Şahin'in çalışmalarında ise Arziya'nın Erzincan'la özdeşleştirildiği ve Azzi/Hayaša Krallığı'nın merkezinin Arziya olduğu görüşü ortaya konuluyor. Bu modelde bölgenin sınırları yaklaşık olarak doğuda Kop Dağları, kuzeyde Gümüşhane-Soğanlı Dağları, batıda Zara çevresi ve güneyde Murat Nehri hattıyla tarif ediliyor. Bununla birlikte aynı çalışmada sınırların mutlak değil, tahmini olduğu özellikle belirtiliyor.

Bu ayrıntı, Erzincan'ın kadim geçmişine ilişkin araştırmaların neden hâlâ ilgi çekici olduğunu da gösteriyor. Çünkü mesele yalnızca eski bir şehir adının bulunmasından ibaret değil; aynı zamanda binlerce yıl önce Yukarı Fırat ve Doğu Anadolu'daki siyasi merkezlerin nerede bulunduğu sorusunu da gündeme getiriyor.

Hititler ile Erzincan arasındaki bağlantı

MÖ 2. binyılda Anadolu'nun büyük bölümüne hükmeden Hititler, doğu sınırlarında farklı siyasi topluluklarla mücadele etti.

Hitit kaynaklarında Azzi ve Hayaša adları, Hititlerin doğu ve kuzeydoğu sınırındaki siyasi yapılarla ilişkili olarak karşımıza çıkıyor. Ankara Üniversitesi'nden Şafak Bozgun'un çalışmasında, Hitit belgelerinin Erzincan ve çevresinin tarihî coğrafyasını anlamada temel kaynaklardan biri olduğu belirtiliyor. Çalışmada bölgenin güneyinde İšuwa, batısında Hititlerin Yukarı Ülke olarak adlandırdığı alan ve kuzeybatısında Kaška yerleşimleriyle çevrili bir coğrafi çerçeve çiziliyor.

Bu tablo, Erzincan'ın Hitit dünyasının doğu sınırındaki önemli geçiş alanlarından biri olabileceğini düşündürüyor.

Ancak Arziya'nın tam olarak hangi modern yerleşime karşılık geldiği sorusu hâlâ araştırmaların konusunu oluşturuyor. Mainz Üniversitesi'nde hazırlanan güncel bir Hitit coğrafyası çalışmasında da Arziya, Hitit metinlerindeki bir toponim olarak ele alınıyor ve başka yer adlarıyla olan ilişkisi üzerinden değerlendiriliyor. Bu durum, Arziya konusunun yalnızca yerel tarih araştırmalarının değil, Hitit tarihî coğrafyasının genel sorunlarından biri olduğunu gösteriyor.

Erzincan'ın geçmişine yeni bir pencere

Arziya tartışmasının Erzincan açısından asıl önemi ise şehrin tarihini çok daha geniş bir zaman perspektifine taşıması.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi tarafından yayımlanan araştırmalarda, Erzincan ve çevresindeki tarih öncesi izlerin Paleolitik dönemlere kadar götürülebileceği, özellikle Geç Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı'nda bölgede Transkafkasya/Karaz kültürünün etkili olduğu belirtiliyor. Tarihî dönemlerde ise Hitit ve Asur kaynaklarının bölge hakkında önemli bilgiler verdiği ifade ediliyor.

Bu nedenle Erzincan'ın geçmişini yalnızca tek bir devletin veya tek bir medeniyetin tarihi üzerinden okumak mümkün değil.

Yukarı Fırat Havzası'ndaki coğrafi konumu sayesinde Erzincan; farklı dönemlerde siyasi güçlerin, ticaret yollarının, kültürel etkileşimlerin ve nüfus hareketlerinin kesiştiği bir alan olarak değerlendiriliyor.

Arziya meselesi de bu uzun tarih çizgisinin en erken halkalarından birini oluşturuyor.

Bugün Erzincan'ın merkezinde yaşayanlar için sıradan görünen ova, dağ geçitleri ve nehir vadileri, binlerce yıl önce de insanların yerleşim ve ulaşım tercihlerini belirleyen temel coğrafi unsurlardı.

Belki de bu nedenle Erzincan'ın kadim geçmişini araştırırken en önemli soru yalnızca “Şehrin eski adı neydi?” değil.

Asıl soru, “Binlerce yıl önce bu coğrafya nasıl bir siyasi ve kültürel merkeze ev sahipliği yapıyordu?”

Arziya adı, işte bu sorunun cevaplarını ararken karşılaşılan en dikkat çekici tarihî ipuçlarından biri olarak öne çıkıyor.

Ancak yeni arkeolojik kazılar, yüzey araştırmaları ve Hitit çivi yazılı metinlerinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi yapılmadan, Arziya'nın bugünkü Erzincan'la özdeşliği konusunda bütün tartışmaların sona erdiğini söylemek mümkün değil.

Bu belirsizlik ise konunun önemini azaltmaktan çok artırıyor. Çünkü Erzincan'ın binlerce yıllık geçmişine ilişkin araştırmalar, hâlâ cevap bekleyen soruların bulunduğunu ve Yukarı Fırat'ın kadim tarihinin yeni arkeolojik ve filolojik çalışmalarla daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılabileceğini gösteriyor.

Kaynaklar:

  • Şafak Bozgun, “Hititçe Çiviyazılı Belgelere Göre Azzi-Hayaša’nın Tarihi ve Konumu”, Erzincan Tarihi Cilt I – Eskiçağ, Sanat Tarihi ve Arkeoloji. Çalışma, Ankara Üniversitesi Hititoloji alanından bir araştırmacının Hitit metinleri üzerinden yaptığı değerlendirmeyi içeriyor.
  • Tahir Erdoğan Şahin & Gülay Sarıçimen, “Erzincan ve Çevresi Araştırmaları-1”, AKRA Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi. Azzi/Hayaşa coğrafyasının Erzincan merkezli yorumunu ve bölgedeki arkeolojik verileri ele alıyor.
  • Tahir Erdoğan Şahin, Azzi/Hayaşa üzerine çalışmaları, Arziya-Erzincan merkezli tarihî coğrafya modelini ortaya koyuyor; ancak sınırların tahmini olduğunu da belirtiyor.
  • Ferruh Kayalan, “Geçmişte Erzincan Şehrinin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapısı”, Cappadocia Journal of History and Social Sciences. Erzincan'ın tarih boyunca kullanılan adları ve Arziya bağlantısını değerlendiriyor.
  • TÜBA-AR, Azzi-Hayaša'nın lokalizasyonundaki farklı görüşleri ve doğrudan arkeolojik kanıt konusundaki sınırlılığı ortaya koyuyor.
  • Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi kurumsal yayınları, Arziya'yı Erzincan'la ilişkilendiren ve Arziya'yı Azzi/Hayaşa'nın merkezi olarak sunan kurumsal tarih bilgisini içeriyor.

Muhabir: Haber Merkezi - SK