27 Aralık 1939’da yaşanan büyük felaketin ardından 241 mahkûmun şehri kurtarmak için verdiği sözü ve Savcı Yusuf İzzet Akçal’ın tarihe geçen kararını konu alan "Kara Kış" dizisi, 17 Nisan’da izleyiciyle buluştu. İlk tanıtımıyla büyük ses getiren yapımın oyuncuları, projeye dahil olma süreçlerini ve bu gerçek hikâyenin kendilerinde bıraktığı derin izleri paylaştı.

Murat Yıldırım: "Bu Hikâye Bugüne Kadar Nasıl Saklı Kalmış?"
Dizide efsane savcı Yusuf İzzet Akçal’ı canlandıran Murat Yıldırım, hikâyenin büyüklüğüne dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bu hikâye Hollywood’da olsaydı bence şimdiye kadar çoktan Oscar almıştı. Savcı Yusuf İzzet Akçal'ın hikâyesi anlatıldığında, 'Bu kadar büyük bir destan bugüne kadar nasıl saklı kalmış?' diye düşündüm. Millet olarak büyük depremlere, bu acıların psikolojisine uzak değiliz. Bir savcı kanunlarla hareket eder ama vicdanını da asla kenara bırakmamalıdır."
Hande Doğandemir: "Birlik ve Ödenen Bedellerin Hikâyesi"
Dizinin bir diğer başrolü Hande Doğandemir, projenin toplumsal hafıza için önemini vurguladı:
"Ülkemizin tarihinde çok büyük yaralar açmış, üzücü ama bir o kadar da gerçek bir olayı anlatıyoruz. Kara Kış, bu toprakların tarihinde yeniden birlik olunduğu ama ağır bedellerin de ödendiği bir dönemi yansıtıyor."

"Haklının Acelesi Yok!"
Kadrodaki diğer güçlü isimler de hikâyenin "gerçeklik" vurgusuna dikkat çekti:
Diren Polatoğulları: "Burada kurgu değil, gerçek bir durum var. Beni bu projeye çeken ve en çok cezbeden şey de bu sahicilik oldu."
Ulvi Kahyaoğlu: "Bir oyuncu için böyle bir hikâyenin tanınmasına, bilinmesine vesile olmak bambaşka bir duygu ve sorumluluk."
Gizem Katmer: "Böyle bir şeyin bu topraklarda gerçekten yaşanmış olması beni çok etkiledi. Senaryoyu okuduğumda içimden geçen tek cümle şu oldu: Haklının acelesi yok."

Erzincan'ın Vefası Dünya Ekranlarında
Yönetmenliğini Levent Onan’ın üstlendiği dizi; sadece Erzincan’ın karanlık bir gecesini değil, insanlığın en aydınlık yanını, mahkûmların enkaz altındakiler için seferber olup söz verdikleri saatte cezaevine dönme hikâyesini izleyiciye sunuyor. 17 Nisan’dan itibaren yayında olan yapım, Erzincan’ın bu tarihî hikâyesini yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.





