Erzincan’ın tarihi zenginliği yalnızca günümüze ulaşan kaleler, köprüler ve anıtsal yapılarla sınırlı değil. İlçelerin kırsal alanlarında, kayalık tepelerde ve bugün sıradan bir doğal oluşum gibi görünen bölgelerde de geçmişin izleri bulunuyor. İliç ilçesine bağlı Leventpınar köyü yakınındaki Kayakapı, bu açıdan dikkat çeken arkeolojik alanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Prof. Dr. Tahir Erdoğan Şahin’in Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan adlı eserinin ilgili bölümünde yer alan saha gözlemleri, Kayakapı çevresinde eski bir yerleşime ait önemli izler bulunduğunu ortaya koyuyor. Eserde, bölgenin Kemah-İliç karayolu ile Leventpınar arasında, köyün batı yakınında yer aldığı belirtiliyor. Kayakapı kayasının çevresinde konut temelleri ve bazı sur kalıntılarının görüldüğü, yüzeydeki keramiklerin ise Roma-Bizans dönemi niteliği taşıdığı aktarılıyor.

Kayalık alanın çevresinde konut temelleri ve sur izleri

Kayakapı’yı arkeolojik açıdan önemli kılan unsurların başında, doğal kaya kütlesinin çevresinde tespit edilen yapı kalıntıları geliyor. Konut temelleri, burada geçmişte yalnızca geçici bir kullanımın değil, belirli bir yerleşim düzeninin de bulunmuş olabileceğini düşündürüyor.

Araştırmada belirtilen sur kalıntıları ise alanın savunma amacıyla da değerlendirilmiş olabileceğine işaret ediyor. Eserde kayalık alanın bir dönem kale konumunda olduğu yönünde bir değerlendirme yer alıyor. Kayalığın çevresindeki yapı izleri ve savunma unsurları birlikte ele alındığında, Kayakapı’nın geçmişte hem yerleşim hem de korunma açısından işlev üstlenmiş olabileceği anlaşılıyor.

Ancak bu değerlendirme, mevcut saha gözlemlerine dayanan bir yorum niteliğinde. Kayakapı’nın hangi dönemde inşa edildiği, ne kadar süre kullanıldığı ve savunma sisteminin kapsamı gibi konuların kesinleştirilmesi için ayrıntılı arkeolojik inceleme ve tarihlendirme çalışmaları gerekiyor.

Roma-Bizans dönemine ait keramikler ne anlatıyor?

Kayakapı çevresinde dikkat çeken bir diğer buluntu grubu, yüzeyde görülen keramik parçaları. Prof. Dr. Tahir Erdoğan Şahin’in eserinde bu keramiklerin Roma-Bizans dönemi özellikleri taşıdığı belirtiliyor.

Arkeolojik araştırmalarda keramikler, eski yerleşimlerin dönemlerini ve kullanım süreçlerini anlamada önemli veriler arasında yer alıyor. Üretim tekniği, hamur yapısı, biçim ve bezeme özellikleri gibi unsurlar, parçaların tarihlendirilmesine yardımcı olabiliyor. Nitekim farklı dönemlere ait seramiklerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, arkeolojik alanların kronolojisini oluşturmanın temel araçlarından biri olarak kullanılıyor.

Kayakapı’da konut temelleri ve sur kalıntılarıyla birlikte Roma-Bizans dönemine tarihlendirilen keramiklerin bulunması, bölgenin bu dönemlerde kullanıldığına ilişkin önemli bir gösterge oluşturuyor. Bununla birlikte yüzey buluntuları tek başına yerleşimin kuruluş tarihini veya kesintisiz biçimde ne kadar süre kullanıldığını kanıtlamıyor. Bu nedenle alanın geçmişine ilişkin daha ayrıntılı sonuçlar için bilimsel belgeleme ve araştırmaların önemi öne çıkıyor.

İliç-Kemah hattının tarihî önemi

Kayakapı’nın bulunduğu coğrafya, İliç ve Kemah arasındaki bağlantı güzergâhı bakımından da dikkat çekiyor. Fırat havzası ve çevresindeki vadiler, tarih boyunca yerleşimlerin ve ulaşım ağlarının şekillenmesinde etkili oldu.

İliç ve Kemaliye çevresindeki tarihî ulaşım güzergâhlarını ele alan akademik bir çalışma da bölgenin farklı dönemlerde askeri ve ticari ulaşım açısından önem taşıdığını ortaya koyuyor. Enver Çakar ve diğer araştırmacıların 2025 yılında yayımlanan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Erzincan’ın Eğin [Kemaliye] ve İliç Köprüleri başlıklı makalesi, Harput-Eğin-İliç üzerinden Erzincan’a uzanan tarihî yol ağını inceliyor. Bu çalışma doğrudan Kayakapı’nın Roma-Bizans dönemindeki işlevini kanıtlamasa da İliç çevresinin tarihî ulaşım coğrafyasını anlamak bakımından önemli bir arka plan sunuyor.

Kayalık alanların, vadilere hâkim konumların ve ulaşım güzergâhlarına yakın noktaların geçmişte yerleşim ve savunma amacıyla tercih edilmiş olması, Kayakapı’nın konumunu da araştırmaya değer kılıyor. Ancak alanın hangi güzergâhı kontrol ettiği veya hangi siyasi güç tarafından kullanıldığı konusunda mevcut bilgiler kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli değil.

İliç’in arkeolojik hafızası daha fazla araştırmayı bekliyor

Kayakapı, Erzincan’ın arkeolojik mirasının yalnızca büyük ve bilinen tarihi yapılardan ibaret olmadığını gösteren örneklerden biri. Birkaç konut temeli, sur parçası ve keramik kırığı, geçmişteki yaşam biçimleri ve yerleşim düzeni hakkında önemli ipuçları taşıyabiliyor.

Bu tür alanların ayrıntılı biçimde belgelenmesi, buluntuların bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi ve korunması, İliç’in tarihî geçmişinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Kayakapı çevresinde yapılacak kapsamlı araştırmalar, alanın kullanım dönemleri, yerleşim yapısı ve olası savunma işlevi hakkında bugün bilinmeyen pek çok soruya yanıt verebilir.

Bugün Leventpınar yakınlarında kayalık bir alan olarak görülen Kayakapı, aslında Erzincan’ın geçmişine açılan önemli bir araştırma kapısı niteliğinde. Roma-Bizans dönemine ait keramikleri, konut temelleri ve sur izleriyle bu bölge, İliç’in tarih haritasında daha yakından incelenmeyi bekleyen değerler arasında yer alıyor.

Kaynakça

1. Prof. Dr. Tahir Erdoğan Şahin, Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan, Cilt 6, s. 138, “Leventpınar-Kayakapı Kalesi ve Eski Yerleşimi” bölümü.

2. Enver Çakar ve diğerleri (2025), “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Erzincan’ın Eğin [Kemaliye] ve İliç Köprüleri”, Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, Sayı 27. Akad-

3. Mehmet Ali Eyyupoglu ve Emre Taştemür (2020), “Sebaste Antik Kenti Yüzey Araştırmalarında Ele Geçen Terra Siglatta ve Geç Roma Kırmızı Astarlı Seramiklerinin Ön Değerlendirmesi”, Lycus, Sayı 2, s. 39-66.

Lycus

Muhabir: Saliha Kara