Erzincan tarihinin en önemli duraklarından biri olan Kemah, Mengücek Beyliği’nin kurucusu Melik Gazi’nin (Sultan Melik) ebedi istirahatgahına ev sahipliği yapıyor. 1071-1228 yılları arasında bölgeye hükmeden beyliğin izlerini taşıyan bu türbe, sadece bir mezar anıtı değil, aynı zamanda Selçuklu döneminin mimari dehasını yansıtan bir başyapıt niteliğinde.

Mimari Yapı ve Teknik Detaylar
Sultan Melik Türbesi, inşa malzemesi ve cenazelik kısmının tasarımıyla Anadolu türbe mimarisinde apayrı bir yere sahiptir:
-
Sekizgen Plan: Yapı, tuğla duvarlı ve sekiz köşeli bir gövde üzerine inşa edilmiştir.
-
Merkezi Sütun: Alt katta bulunan mezar odasının (cenazelik) tam ortasında, üst katı taşıyan sekizgen bir sütun yer alır. Bu merkezi ayak, tavan silmeleri ve tonozlarla birleşerek muazzam bir tuğla işçiliği sunar.
-
Giriş ve Kitabe: Doğu cephesindeki görkemli kapı üzerinde Kufi hatla yazılmış, Kur’an-ı Kerim’den “Her nefis ölümü tadıcıdır” ayeti bulunmaktadır. Kapı, geometrik motifler ve prizmatik girintilerle süslenmiştir.

Mumya ve Mezarlar: "Sultan Melek" Efsanesi
Halk arasında "Sultan Melek" olarak anılan türbenin alt katındaki cenazelik bölümünde, Mengücek Beyliği’nin kurucusu Sultan Melik’in mumyası ile birlikte beş adet mezar bulunmaktadır. 80 cm yüksekliğindeki muhteşem taş örme duvarlar ve kuzeyden sızan hafif ışık, türbenin mistik atmosferini tamamlamaktadır.
Melik Gazi Zaviyesi
Türbenin hemen yanında yer alan dikdörtgen planlı zaviye, iki ayrı bölmeden oluşmaktadır. Penceresiz ve küre biçiminde tuğla kubbelere sahip olan bu yapının sol bölmesinde üç mezar daha yer alır. 1560’lı yılların kayıtlarına göre bu kompleksin gelirleri (evkafı); şehirdeki bir hamamın işletme bedeli ve Ermenik, Küçük Ermenik, Bergisor köylerinin hisselerinden sağlanmaktaydı.

Ziyaretçiler İçin Özet Bilgiler
-
Konum: Kemah ilçesinin kuzeybatısı, kayalık platform üzeri.
-
Dönem: Mengücek Beyliği (11. - 13. Yüzyıl).
-
Özellik: Anadolu’daki nadir mumyalı türbelerden biridir.
-
Restorasyon: Zaman içinde tahribata uğrayan yapı, yapılan restorasyonlarla bugünkü korunaklı haline kavuşturulmuştur.




