Türkiye’nin sanayi devleri bir kez daha şehirlerin üretim gücü arasındaki farkı ortaya koydu. İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025” sonuçları, Türkiye’de sanayinin belirli merkezlerde yoğunlaştığını gösterirken, Erzincan açısından da üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya çıktı.

Paylaşılan haritada Erzincan’ın üzerinde herhangi bir sanayi kuruluşu işareti bulunmaması, kentin Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları liginde henüz istediği noktaya ulaşamadığını gösteriyor.

Burada önemli bir ayrıntı var: Harita, İSO 500 kuruluşlarının il bazındaki dağılımını gösteriyor. Dolayısıyla “Erzincan’da hiç büyük sanayi işletmesi yok” şeklinde daha geniş bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Ancak İSO 500 ölçeğinde Erzincan’ın listede temsil edilmemesi, kentin sanayi kapasitesinin büyütülmesi gerektiğine ilişkin güçlü bir gösterge olarak değerlendirilebilir.

Sanayinin merkezi birkaç şehirde toplanıyor

Paylaşılan 2025 haritasında İstanbul açık ara önde bulunuyor.

Haritaya göre;

  • İstanbul: 148 kuruluş
  • Ankara: 55 kuruluş
  • Kocaeli: 41 kuruluş
  • İzmir: 38 kuruluş
  • Gaziantep: 28 kuruluş
  • Bursa: 27 kuruluş
  • Adana: 15 kuruluş
  • Manisa: 13 kuruluş
  • Denizli: 11 kuruluş
  • Hatay: 11 kuruluş

Bu tablo, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarının özellikle Marmara Bölgesi'nde ve belirli Anadolu sanayi merkezlerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.

İSO'nun resmi değerlendirmesinde de Anadolu'daki sanayi havzalarının üretim, ihracat ve yatırım kapasitesi bakımından giderek daha görünür hale geldiği belirtiliyor. İSO ayrıca önümüzdeki dönemde sanayinin bölgesel çeşitliliğini güçlendirecek ve üretim altyapısını Anadolu geneline yayacak politikaların önemine dikkat çekiyor.

Erzincan için asıl soru: Neden bir sanayi devi çıkmasın?

Erzincan açısından bu tabloyu yalnızca bir eksiklik olarak değil, gelecek açısından bir hedef olarak okumak mümkün.

Çünkü Türkiye'nin farklı illerindeki sanayi kuruluşları yalnızca üretim yapan işletmeler değil; aynı zamanda istihdam, ihracat, tedarik zinciri, vergi geliri, lojistik hareketlilik ve yan sanayi oluşturan ekonomik merkezler haline geliyor.

Örneğin İSO 500 araştırmasının 2025 sonuçlarında listenin tamamındaki kuruluşların üretimden satışları 11,118 trilyon TL'ye ulaştı. İlk sırada ise 698,8 milyar TL'lik üretimden satışla TÜPRAŞ yer aldı.

Bu ölçekte bir kuruluşun üretim tesisinin Erzincan'da bulunması halinde, yalnızca fabrikanın kendi çalışanları değil, çevresinde oluşacak tedarikçi firmalar, lojistik şirketleri, bakım-onarım hizmetleri, taşımacılık, konaklama ve diğer hizmet sektörleri de ekonomik hareketlilikten pay alabilir.

Dolayısıyla mesele sadece “500'e bir firma sokmak” değil.

Mesele, Erzincan'da büyük ölçekli üretim ekosistemi oluşturabilmek.

Erzincan'ın avantajı ne?

Erzincan'ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere önemli bir üretim altyapısı bulunuyor. Bunun yanında maden kaynakları, ulaşım bağlantıları, Erzincan Organize Sanayi Bölgesi ve bölgesel konumu, doğru yatırımlarla sanayi kapasitesinin artırılması için değerlendirilebilecek unsurlar arasında.

Ancak büyük sanayi yatırımlarının kente gelmesi için yalnızca yatırım alanı oluşturmak yeterli değil.

Enerji maliyetleri, lojistik, nitelikli iş gücü, hammaddeye erişim, teşvikler, yatırım finansmanı, ihracat bağlantıları ve tedarik zinciri birlikte ele alınmak zorunda.

Özellikle 6. Bölge teşviklerinin sunduğu avantajların yatırımcı açısından daha etkin anlatılması ve Erzincan'ın belirli sektörlerde hedef yatırım noktası haline getirilmesi bu açıdan önem taşıyor.

“Erzincan'a bir fabrika” değil, “Erzincan'da bir sanayi ekosistemi”

Erzincan açısından bundan sonraki dönemde tartışılması gereken konu, yalnızca büyük bir fabrikanın kente getirilmesi olmamalı.

Asıl hedef;

hammadde → üretim → işleme → markalaşma → ihracat

zincirinin mümkün olduğunca Erzincan'da kurulması olmalı.

Örneğin tarım ve hayvancılıkta yalnızca ham ürün satmak yerine gıda işleme, süt ve et ürünleri, yem sanayisi, paketleme ve soğuk zincir yatırımları geliştirilebilir.

Madencilikte yalnızca cevherin çıkarılması yerine işleme ve yüksek katma değerli ürün üretimi hedeflenebilir.

Tekstil, makine, otomotiv yan sanayi, savunma sanayisine yönelik üretim ve yenilenebilir enerji ekipmanları gibi alanlarda da Erzincan'ın yatırım çekme kapasitesi artırılabilir.

İSO 500'de Erzincan'ın adını görmek neden önemli?

İSO 500, 1968 yılından bu yana Türkiye sanayisinin en önemli referans araştırmalarından biri olarak hazırlanıyor. 2025 araştırmasına katılım için belirlenen alt sınır da 1,5 milyar TL net üretimden satış olarak açıklanmıştı.

Bu nedenle Erzincan'dan bir kuruluşun bu listeye girmesi, yalnızca bir sıralama başarısı olmayacak.

Bu durum aynı zamanda:

“Erzincan'da büyük ölçekli üretim yapılabiliyor.”

mesajının Türkiye'ye ve yatırım dünyasına verilmesi anlamına gelecek.

Üstelik bunun gerçekleşmesi halinde ekonomik etki sadece listedeki şirketle sınırlı kalmayabilir. Büyük bir sanayi kuruluşunun çevresinde yeni KOBİ'lerin oluşması, mevcut işletmelerin büyümesi, nitelikli iş gücünün kentte tutulması ve gençlerin iş için başka şehirlere gitme zorunluluğunun azalması mümkün olabilir.

Erzincan'ın hedefi sadece listeye girmek olmamalı

Türkiye'nin sanayi haritasına bakıldığında Erzincan için ortaya çıkan tablo aslında önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

Erzincan neden Türkiye'nin büyük sanayi merkezlerinden biri olmasın?

İSO'nun 2025 araştırması, Anadolu'daki sanayi havzalarının giderek daha fazla önem kazandığını vurguluyor.

Erzincan'ın da bu dönüşümün dışında kalmaması gerekiyor.

Bugün haritada boş kalan Erzincan noktasının, birkaç yıl sonra üretim yapan, istihdam sağlayan ve Türkiye'nin sanayi sıralamasında yer alan bir kuruluşla dolması, şehir ekonomisi açısından önemli bir sıçrama yaratabilir.

Çünkü Erzincan'ın ihtiyacı yalnızca yeni işletmeler değil; büyük ölçekli, katma değer üreten ve çevresinde yeni yatırımları tetikleyen sanayi kuruluşları.

Muhabir: Haber Merkezi - SK