Hafız Şerif, 20. yüzyılın ilk dönemlerinde yetişen önemli halk müziği sanatçılarından biri olarak bilinir.
Özellikle Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarında seslendirdiği eserlerle tanındı.
Onun sesi, radyo döneminden önceki müzik kültürünün en önemli kayıtları arasında yer aldı.
Bir Dönemin Müzik Hafızası Oldu
Bugün eski plak koleksiyonlarında karşılaşılan bazı kayıtlar, Anadolu'nun geçmişteki müzik hayatına ışık tutuyor.
Hafız Şerif'in eserleri de bu açıdan büyük önem taşıyor.
Çünkü o dönemlerde:
- türkülerin kayıt altına alınması,
- yöresel ezgilerin korunması,
- halk müziğinin yaygınlaşması
büyük ölçüde plak kayıtlarıyla mümkün oluyordu.
Erzincan Türkülerini Geniş Kitlelere Taşıdı
Erzincan, yüzyıllardır güçlü bir müzik geleneğine sahip.
Âşıklar...
Ozanlar...
Saz ustaları...
Halk hikâyeleri...
Bu kültürel mirasın önemli parçaları oldu.
Hafız Şerif de erken dönem kayıt teknolojisini kullanarak Erzincan ve Anadolu ezgilerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayan isimlerden biri oldu.
Hafızlık Geleneği ve Müzik
"Hafız" unvanı, Osmanlı ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde dinî eğitim almış, özellikle güçlü sesleriyle tanınan sanatçılarda sıkça görülüyordu.
Bu isimler yalnızca dinî eserlerde değil;
- gazel,
- türkü,
- uzun hava,
- halk ezgileri
alanlarında da önemli eserler verdi.
Neden Önemli Bir İsim?
Çünkü Hafız Şerif, modern müzik teknolojilerinin henüz gelişmediği bir dönemde Erzincan'ın kültürel seslerinden biri oldu.
Bugün onu dinleyenler aslında sadece bir sanatçıyı değil...
Bir dönemin Erzincan atmosferini de duyuyor.
Erzincan'ın Müzik Zincirindeki Yeri
Erzincan'ın müzik hafızasına baktığımızda güçlü bir çizgi görülür:
- Hafız Şerif
- Davut Sulari
- Âşık Daimi
- Ali Ekber Çiçek
Bu isimler farklı dönemlerde aynı kültür damarının temsilcileri oldu.
Kimi taş plakla...
Kimi kasetle...
Kimi sahnelerle...
Erzincan'ın sesini taşıdı.




