Erzincan ve özellikle Refahiye çevresinin tarihî önemi, yalnızca Orta Çağ veya sonraki dönemlerle sınırlı değil. Bölgenin dağları, vadileri ve geçitleri, İlk Çağ boyunca farklı siyasi güçlerin mücadele alanlarından biri oldu.

Bu açıdan en dikkat çekici dönemlerden biri, Pontus Kralı VI. Mithridat Eupator ile Roma Cumhuriyeti arasındaki savaşların son aşaması.

Pontus Krallığı ile Roma arasındaki mücadelelerde Pompeius’un komutanlığı üstlenmesinin ardından Mithridat, Roma baskısı karşısında doğuya ve kuzeye doğru çekildi. Antik coğrafyacı Strabon, Mithridat’ın hâkim olduğu bölgelerde çok sayıda kale inşa ettirdiğini ve bunların önemli bölümünde hazinelerini sakladığını aktarır. Strabon özellikle Hydara, Basgoidariza ve Sinoria adlı kaleleri sayar. Sinoria’nın Büyük Armenia sınırlarına yakın olduğunu belirten Strabon, Paryadros dağlarının su ve orman bakımından zengin, derin vadiler ve sarp kayalıklarla çevrili yapısının kale inşası için elverişli olduğunu vurgular.

Bu tarif, günümüzde Erzincan'ın kuzeybatısı ile Bayburt ve Kelkit havzasına uzanan dağlık coğrafyanın antik dönemdeki stratejik niteliğini anlamak açısından önem taşıyor.

Mithridat’ın 45 günlük direnişi

Mithridat’ın Roma ordusuyla karşı karşıya geldiği son büyük mücadelelerden biri de Pompeius’un seferi sırasında yaşandı.

Plutarkhos’un Pompeius adlı eserindeki anlatıma göre Mithridat, Roma ordusunun kuşatması altında 45 gün boyunca direnmiş, ardından en seçkin birlikleriyle kuşatmadan çıkmayı başarmıştı. Antik kaynakların aktardığı olayın ayrıntılarında farklılıklar bulunsa da Mithridat’ın kuşatmayı yararak doğuya doğru çekildiği konusunda kaynaklar örtüşüyor.

Modern tarih çalışmalarında da Mithridat’ın kuşatmadan çıktıktan sonra beraberindeki kuvvetlerle Sinoria olarak adlandırılan kaleye ulaştığı belirtiliyor. Burada askerlerine ödüller ve ücretler verdiği, büyük miktardaki hazinesinden bir bölümünü yanında götürdüğü aktarılıyor.

Strabon ise Mithridat’ın Pompeius’un saldırısı sırasında ülkesinin uç bölgelerine çekildiğini ve Acilisene'de, Dasteira yakınlarında suyu bol bir dağa yerleştiğini, burada kuşatılmasının ardından dağları aşarak Kolkhis yönüne kaçtığını anlatıyor.

Sinorya gerçekten Refahiye’de mi?

İşte Erzincan açısından konunun en dikkat çekici ve aynı zamanda en tartışmalı bölümü burada başlıyor.

Erzincan üzerine çalışan tarihçi Tahir Erdoğan Şahin, Sinorya'nın Refahiye'nin kuzeybatısındaki Çavuş köyü arazisinde, “Çavuşun Önü” veya “Kendirli Şehri” olarak anılan kalıntılarla ilişkilendirilebileceğini ileri sürüyor.

Şahin'in değerlendirmesinde söz konusu alanın çevresindeki Dumanlı Dağı'nın ormanlık ve sulak yapısı, Çavuş yakınındaki stratejik yükselti üzerinde bulunan Toprak Kale, karşıdaki Hasanlı Höyük ve bölgede görülen Roma dönemi seramikleri ile yapı kalıntıları birlikte ele alınıyor. Araştırmacı, bu verilerin Strabon'un Sinorya için verdiği “sulak, ormanlık, derin vadiler ve sarp kayalıklarla çevrili” coğrafi tarifle uyumlu olduğunu savunuyor.

Aynı yaklaşım, Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan – Tarihî-Edebî Şahsiyetler ve Bilim Adamları adlı çalışmada da görülüyor. Çalışmanın “Mithridat ve Sinorya Kalesi’ndeki Prenses Diripetina” başlıklı bölümünde Sinorya, Refahiye'nin kuzeybatısındaki Çavuş köyü arazisinde bulunan “Kendirli Şehri” kalıntılarıyla ilişkilendiriliyor.

Ancak bu görüşün kesinleşmiş bir arkeolojik lokalizasyon olarak sunulmaması gerekiyor.

Akademik literatürde farklı bir görüş de var

Başka araştırmacılar Sinorya'yı Erzincan-Refahiye yerine Bayburt çevresiyle ilişkilendiriyor.

S. Çiğdem, O. Emir ve H. İlhan tarafından yayımlanan bir çalışmada Sinoria'nın Bayburt Kalesi ile özdeşleştirildiği ve Mithridat'ın Kelkit, Köse ve Demirözü güzergâhından Bayburt'a ulaşmış olabileceği ileri sürülüyor. Çalışmada Bayburt Kalesi'nin alt kesimlerinde yapılan yüzey araştırmalarında Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenebilecek buluntuların tespit edildiği de belirtiliyor.

Daha kapsamlı arkeolojik araştırmalardan biri olan Antonio ve Claudia Sagona'nın Archaeology at the North-East Anatolian Frontier çalışması da Sinoria'nın kimliği ve konumu meselesini Bayburt bölgesinin tarihî coğrafyası içerisinde ele alıyor. Çalışma, Bayburt ve çevresindeki arkeolojik araştırmalarla birlikte Sinoria'nın lokalizasyonunu tartışıyor.

Daha yeni akademik değerlendirmelerde ise Sinoria için Büyüktepe Höyük/Bayburt çevresi öne çıkarılırken, başka lokalizasyon önerilerinin de bulunduğu görülüyor. Dolayısıyla bugün için “Sinorya kesin olarak Refahiye'dedir” demek akademik açıdan ihtiyatlı bir ifade olmaz.

Erzincan bağlantısını güçlü kılan ne?

Buna rağmen Refahiye iddiasını tamamen göz ardı etmek de mümkün değil.

Çünkü bölgede yapılan tarih araştırmaları, Refahiye çevresinin antik dönemden itibaren önemli bir geçiş ve yerleşim alanı olduğunu ortaya koyuyor. Tahir Erdoğan Şahin'in çalışmalarında Dukkamma adıyla ilişkilendirilen bölgenin Refahiye ve çevresindeki tarihî coğrafyayla bağlantısı ele alınıyor. Şahin, Dukkamma'nın Hayaşa döneminde önemli bir merkez olabileceğine ilişkin verileri Hasanlı Höyük ve çevresindeki arkeolojik bulgularla birlikte değerlendiriyor.

Şahin'in akademik yayın kayıtlarında da Refahiye tarihine ilişkin çalışmaları bulunuyor. Bunlar arasında “Başlangıcından Osmanlılara Anahatlarıyla Refahiye Tarihi ve Bu Bölgede Yaşanan Bazı Önemli Olaylar” başlıklı 2019 bildirisi de yer alıyor.

Ayrıca Refahiye'de bulunan bazı arkeolojik alanlarda Roma dönemi seramikleri ve yapı kalıntılarının tespit edildiğine ilişkin araştırmalar bulunması, bölgenin Roma dönemindeki hareketlilik açısından araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor.

Mithridat’ın kızı Drypetina’nın hikâyesi

Sinorya anlatısının en dikkat çekici bölümlerinden biri de Mithridat'ın kızı Drypetina ile ilgili.

Antik kaynaklarda Mithridat'ın Sinoria/Sinora adlı kaleye ulaştığı, burada hazinelerinin bulunduğu ve daha sonra yoluna devam ettiği anlatılıyor. Modern çalışmalar, kalede Mithridat'ın ailesinden kişilerin ve askerî birliğin bırakıldığını, Roma kuvvetlerinin daha sonra kaleyi kuşattığını aktarıyor.

Erzincan üzerine yapılan söz konusu yerel tarih çalışmasında ise Drypetina'nın Sinoria'da kaldığı, Roma birliklerinin kaleyi kuşatmasının ardından kendisinin ve muhafızı Menofilos'un hayatını kaybettiği aktarılıyor. Bu bölüm, antik kaynakların farklı anlatımlarının modern tarih çalışmasındaki yorumuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Erzincan’ın antik tarihine açılan yeni bir pencere

Mithridat'ın Pompeius'tan kaçışı, Erzincan ve Refahiye çevresinin antik çağdaki tarihî coğrafyasını anlamak açısından önemli bir örnek oluşturuyor.

Bugün tartışma konusu olan Sinorya'nın tam olarak nerede bulunduğu henüz kesin biçimde çözülebilmiş değil. Bir grup araştırmacı Bayburt çevresini öne çıkarırken, Erzincan üzerine çalışan araştırmacılar Refahiye'nin kuzeybatısındaki Çavuş-Kendirli Şehri çevresini güçlü bir aday olarak değerlendiriyor. Bu nedenle bölgedeki kalıntıların daha kapsamlı arkeolojik yüzey araştırmaları ve kazılarla incelenmesi, tartışmanın geleceği açısından önem taşıyor.

Kesin olan ise antik kaynakların Erzincan'ın da içinde bulunduğu Yukarı Fırat-Acilisene, Kelkit ve Doğu Pontus arasındaki dağlık coğrafyanın, Mithridat ile Roma arasındaki savaşların hemen yanı başında yer aldığını göstermesi. Strabon'un su kaynakları, ormanlar, sarp vadiler ve doğal savunma imkânlarıyla tarif ettiği bu coğrafya, Mithridat'ın Roma baskısından kaçarken kullandığı alanların anlaşılması bakımından bugün de araştırmacıların dikkatini çekiyor.

Kaynaklar

  1. Strabon, Geographika, XII.3.28 – Mithridat'ın kaleleri, Paryadros Dağları, Sinoria, Dasteira ve Acilisene anlatısı.
  2. Plutarkhos, Pompeius, XXXII – Mithridat'ın Pompeius tarafından kuşatılması, 45 günlük direnişi ve Sinora'ya kaçışı.
  3. Appianos, Mithridateios / Mithridat Savaşları, 100-101 – Mithridat'ın kaçışı ve Sinoria/Sinoreks'e ulaşmasıyla ilgili antik anlatı. Modern akademik çalışmalar bu bölümleri birlikte kullanmaktadır.
  4. Tahir Erdoğan Şahin, “Sinoria/Seleoberroia”, AKRA Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, 2018 – Sinoria'nın Refahiye'nin kuzeybatısındaki Çavuş/Kendirli Şehri ile ilişkilendirilmesi.
  5. S. Çiğdem, O. Emir, H. İlhan, Bayburt ve çevresinin antik dönem tarihî coğrafyasına ilişkin çalışma, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi/KAREN – Sinoria'nın Bayburt Kalesi ile ilişkilendirilmesi.
  6. A. Sagona & C. Sagona, Archaeology at the North-East Anatolian Frontier I: An Historical Geography and a Field Survey of the Bayburt Province, Peeters, 2004 – Bayburt bölgesinin tarihî coğrafyası ve Sinoria lokalizasyonu tartışması.
  7. “Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan – Tarihî-Edebî Şahsiyetler ve Bilim Adamları”, “Mithridat ve Sinorya Kalesi’ndeki Prenses Diripetina” bölümü – Refahiye/Çavuş-Kendirli Şehri bağlantısının yerel tarih araştırması.

Muhabir: Haber Merkezi - SK