Ruh dünyası nedir? Biyolojik deprem nedir?

Bugün kimsenin kimseyi istemediği bir dünyada yaşıyoruz. Değerler dünyamızda depremler olmuş hissedebildiniz mi? Yine de biyolojik depremden korkuyoruz.

DARGINIM İŞTE.

Susuzluk çekmekte neden? Bari sığın gölgesine. Hep böyle boynun bükük, bakışların içlimi olsun. Bari ağla gölgesinde. Belki sana titreyerek kanat açmış bir gönül. Dumuğlarını silecek şefkatli bir el uzanır! Kim bilir durgun, içli ve duygulu haline seyri şefkat eden var. Gülün hâri bülbülün derdi olmuştur. Gülün hârı bülbülü mevt eylemiş de. Bülbül gülden, gül bülbülden vaz geçmemiş bilesiniz.

Gel gül dedi bülbül güle, gül gülmedi gitti. Bülbül güle, gül bülbüle, yâr olmadı gitti. Sonuçta işte bugün kadınlar dargın, camiler dargın, ezanlar dargın, gençler dargın, çocuklar dargın, yaşlılar dargın, piyasalar dargın, mazlumlar dargın, iktidar dargın, muhalefet dargın, yollar bile dargın. Hani Müslüm baba diyor ya dargınım işte.

Bugün dargın bir toplum yapısı ürettik. Herkes birbirine dargın bakıyor. Kimi günahlarından dargın bakıyor. Kimi yaptıklarından yorgun bakıyor. Kimi yaşadıklarından uzak kaçıyor. Kimi dertlerine derman arıyor. Desene herkes bir köşeye sığınıp birbirinden kaçıyor. Herkes bir köşede oturmuş ağlıyor.

Bugün sahte paralar gibi sahte yüzlerle dolaşıyoruz. Seviyorum diyenler de sevgiye ihanet ettiler. Duyuyorum diyenlerde duyguya kurşun sıktılar. Umutlarımızı bir bir kırdılar. Bak işte bugün kanadı kırılan kuşlar gibiyiz. Oyuncakları çalınan çocuklar gibiyiz. Hani var ya bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.

Bugün kimsenin kimseyi istemediği bir dünyada yaşıyoruz. Değerler dünyamızda depremler olmuş hissedebildiniz mi? Yine de biyolojik depremden korkuyoruz. Ruh dünyamızdaki depremin acıları nasıl sarılacaktır bilemiyorum. Bunun için bana söz de söylemeyin dinlemiyorum. Bana yazı da yazmayın, okumuyorum. Bana bakışınla söyle ki  inanayım. Bana yaşayışınla söyle ki korkmayayım. Seven bile menfaatsiz sevemedi biliyorum. Kılan bile menfaatsiz kılamadı biliyorum. Tutan bile menfaatsiz tutamadı biliyorum.

Ruh dünyamızı bir köşede savrulmuş bulduk.

Ya cennet ya da cehennemden korktuğu için. Bilmem ki tüccarlar piyasasında mıyız? Herkes kâr etme derdinde midir?  Kopardılar bizi birbirimizden,  bir veda bile edemedik.  Müslümanı Müslümana düşman ettiler. Ruh dünyamızı bir köşede savrulmuş bulduk. Herkes bir köşede yalnız ağlıyor işte. Desene bugün güllere baykuşlar konmuş, bülbüller dargın, güller dargın. Dargın bir toplum yapısı ürettik işte.

Yüzleri dost özleri düşmandan usandık. Hani var ya koyun can derdinde, kasap et derdinde. Kişiliğimizi kaybettik, ruhumuzu kaybettik. Herkes bir köşeye çekilmiş ağlıyor gibiyiz. Dargın dargın bakıyoruz birbirimize.  Kimi yürek yarasından ağlıyor. Kimi kanayan yaralarını sarıyor. Kimi ekonomik beladan yüreğini dağlıyor. Kimse kimsenin derdini de anlamıyor. Kimse kimsenin problemini de çözmüyor.  Kimse kimseye de güvenmiyor.

Sözler dargın, yüzler dargın bir toplumda yaşıyoruz. Kadere dargın insanlar, insanlara dargın insanlarla yaşıyoruz. Ruhların savaşı mı desek bilemiyorum.  Yaşıyor muyuz onu da bilemiyorum. Canlı kalmanın yollarını arıyoruz işte. Dokunmayın bana der gibiyiz. Ruhumuzun yaraları için doktorlar arıyoruz. Yoksa taşa tohum mu ekiyoruz bilemiyorum.

Sorumluluk hukuku nedir? Bireysel sorumluluk nedir? Sorumluluk hukuku nedir? Bireysel sorumluluk nedir?

Desene bugün aileler dargın, komşular dargın, akrabalar dargın, siyaset dargın, namazlar dargın, Ramazan bile dargın geçiyor. Desene dargın yollardan geçiyoruz.  Daha da dargın toplum geliyor. Dargın bakışların piyasaya indiğini görüyorum. Hz. Vahşi’ye denildiği gibi benden uzak dur. Seni gördüğüm zaman amcam Hamza’yı hatırlayabilirim. Onu tanıdıktan sonra ondan ayrı kalmanın imkânı var mıydı?Kab b. Malik gibi beraat etsen ne ki algılarda yine de suçlusun. Birbirimizin yüzüne bakamaz olduk. Geçtiği yollardan geçemez olduk. Sevgi toplumu yerinin nefret toplumuna bıraktık. Görenler mesut sansın diye tebessüm ediyoruz işte. Saygılarımla. Prof. Dr. Hadi Sağlam