1939 Erzincan Depremi’nin ardından büyük ölçüde yıkılarak zamanla toprak altında kalan eski Erzincan, başlatılan Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi ile yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.

Toprağın Altından Bir Şehir Doğuyor Prof. Dr. Abdulkadir Gül, Erzincan Arkeopark Projesini Anlattı1

Şehrin bin yıllara dayanan tarihini ortaya çıkarmayı ve Erzincan’ı önemli bir kültür ve turizm merkezi haline getirmeyi amaçlayan projede kazı çalışmaları resmen başladı.

Toprağın Altından Bir Şehir Doğuyor Prof. Dr. Abdulkadir Gül, Erzincan Arkeopark Projesini Anlattı-1

Sürecin bilimsel koordinasyonunda yer alan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Gül, yürütülen çalışmanın yalnızca bir arkeolojik kazı değil, aynı zamanda kentin geleceğini şekillendirecek büyük bir dönüşüm projesi olduğunu söyledi.

Toprağın Altından Bir Şehir Doğuyor Prof. Dr. Abdulkadir Gül, Erzincan Arkeopark Projesini Anlattı23

Toprağın altından adeta bir şehir yeniden doğacak” sözleriyle projenin önemini vurgulayan Prof. Dr. Gül, Erzincan’ın sadece bir yerleşim alanı değil, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan büyük bir tarih hazinesi olduğunu ifade etti. Gül, “Burada sadece taşları değil, bir şehrin hafızasını ortaya çıkarıyoruz. Bu hafıza Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Erzincan Emirliği’nden Cumhuriyet dönemine kadar uzanan geniş bir geçmişi içinde barındırıyor” dedi.

Proje5

Kazı çalışmalarının özellikle İzzet Paşa Camii çevresinde yoğunlaştığını belirten Gül, bölgenin yalnızca dini yapılarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda dönemin sosyal ve ticari yaşamını yansıtan çok sayıda yapıyı barındırdığını ifade etti. Hanlar, çarşılar, konaklar, vakıf eserleri, Mevlevihane, Bektaşihane ve çeşitli mimari yapıların izlerine ulaşıldığını söyleyen Gül, “Burası adeta zamanın içinde donmuş bir şehir. Attığımız her kazma darbesi bizi geçmişe biraz daha yaklaştırıyor” diye konuştu.

Proje8

Kazı öncesinde yürütülen jeoradar çalışmalarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gül, yer altının adeta bir “röntgeni” çekilerek detaylı bir haritalandırma yapıldığını belirtti. Gül, “Uzun yıllardır süren akademik araştırmalar, eski fotoğraflar, haritalar ve arşiv belgeleriyle birleştirildi. Jeoradar verileri sayesinde birçok yapının yeri netleştirildi, hatta bazı yapıların üç boyutlu modelleri oluşturuldu” dedi.

Proje3

Arkeolojik çalışmaların en heyecan verici yönünün bilinmezlik olduğuna dikkat çeken Gül, her kazının yeni bir tarihi hikâyeyi ortaya çıkarma potansiyeli taşıdığını söyledi. “Toprağın altında sadece yapılar değil, günlük yaşamın izleri de olabilir. Belgeler, ticaret kayıtları, kişisel eşyalar ya da mektuplar… Bunların her biri bize geçmişi anlatan birer zaman tanığıdır” ifadelerini kullandı.

Proje4

Projenin sadece bilimsel bir çalışma olmadığını, aynı zamanda Erzincan’ın turizm geleceğini şekillendirecek büyük bir yatırım olduğunu belirten Gül, Arkeopark alanının klasik bir kazı sahası olmayacağını vurguladı. Planlanan alanda yürüyüş yolları, açık ve kapalı müze alanları, sosyal yaşam merkezleri, kafeler ve dinlenme alanlarının yer alacağını ifade eden Gül, “Ziyaretçiler sadece tarihi görmeyecek, aynı zamanda yaşayacak. Burası yaşayan bir kültür alanı olacak” dedi.

Proje2-1

Ayrıca dijitalleşme adımlarına da dikkat çeken Prof. Dr. Gül, ortaya çıkarılan her yapının karekod sistemiyle ziyaretçilere anlatılacağını söyledi. “Her yapı kendi hikâyesiyle birlikte

Proje1-1

dijital ortamda erişilebilir olacak. Böylece tarih, teknolojiyle birleşerek daha anlaşılır ve erişilebilir hale gelecek” diye konuştu.

Erzincan’ın önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Gül, benzer arkeolojik ve kültürel projelerin Kayseri, Konya, Mardin ve Erzurum gibi şehirlerde büyük ziyaretçi akışı oluşturduğunu hatırlattı. “Planlanan şekilde ilerlerse Erzincan yılda 2 ila 3 milyon ziyaretçiyi ağırlayabilecek bir kültür merkezi haline gelebilir. Bu sadece kültürel değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm anlamına geliyor” dedi.

Proje6

Projenin ekonomik etkilerine de değinen Gül, kazı çalışmalarından müzecilik faaliyetlerine, turizm işletmelerinden rehberlik hizmetlerine kadar birçok yeni istihdam alanı doğacağını belirtti. “Özellikle gençler için yeni iş imkanları oluşacak. Bu proje sadece geçmişi değil, geleceği de inşa ediyor” ifadelerini kullandı.

Valilik, belediye, üniversite ve ilgili kurumların ortak çalışmasıyla yürütülen Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi, kentin kayıp tarihini gün yüzüne çıkararak Erzincan’ı Türkiye’nin önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

Muhabir: Adem Toprakoğlu