Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Edhem Ünver, toplumda hâlâ yanlış bilinen ve geç fark edilen tüberküloz hastalığına ilişkin merak edilen soruları yanıtladı. Ünver, tüberkülozun günümüzde de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini vurguladı.

Tüberkülozun, Mycobacterium tuberculosis adı verilen basil nedeniyle ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ünver, hastalığın en sık akciğerleri tuttuğunu ancak akciğer dışı organlarda da görülebildiğini ifade etti. Ünver, “Geçmişte özellikle 1900’lü yıllarda ve 1990’larda çok daha sık görülüyordu. 2000’li yıllardan sonra azalma olsa da, Türkiye’de özellikle 2010 sonrasında artan göçle birlikte tüberkülozu yeniden daha sık görmeye başladık. Erzincan’da da düzenli olarak vakalarla karşılaşıyoruz” dedi.

Bulaş Yolu ve Risk Faktörleri

Tüberkülozun en önemli bulaş yolunun damlacık enfeksiyonu olduğunu belirten Ünver, kısa süreli temasların genellikle yeterli olmadığını, asıl riskin uzun süreli ve yakın temaslarda ortaya çıktığını söyledi. Ünver, “Özellikle aile içi temaslar ve kapalı ortamlarda uzun süre birlikte bulunmak bulaş açısından ciddi risk oluşturur” diye konuştu.

Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin, beslenme bozukluğu olanların ve vücut direnci düşük kişilerin tüberküloz açısından daha yüksek risk taşıdığını vurgulayan Ünver, bu gruplarda hastalığın daha kolay gelişebildiğine dikkat çekti.

Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli

Ethem Ünver1

Uzun süren öksürük ve balgamın tüberkülozun en önemli belirtileri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Ünver, gece terlemesi, ateş, kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk gibi şikâyetlerin de uyarıcı olması gerektiğini söyledi. Ünver, “Bu belirtiler haftalarca sürüyorsa ve temas öyküsü varsa mutlaka tüberkülozdan şüphelenilmelidir” dedi.

Tanı ve Tedavi Süreci

Tüberküloz tanısının yalnızca akciğer filmiyle konulamayacağını vurgulayan Ünver, kesin tanı için balgamda aside dirençli basil (ARB) pozitifliğinin görülmesi gerektiğini ifade etti. Gerekli durumlarda tomografi ve kültür incelemelerinin de kullanıldığını belirtti.

Tüberkülozun günümüzde tedavisi mümkün bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ünver, tedavinin uzun ve disiplinli olduğunu vurgulayarak, “Genellikle en az 6 ay süren çoklu ilaç tedavisi uygulanır. Tedavi sonrası özellikle ilk iki yıl nüks açısından yakından takip edilir” dedi.

Editör Notu

Tüberküloz, geçmişin hastalığı olarak görülse de günümüzde hâlâ ciddi bir sağlık tehdidi olmaya devam ediyor. Erken tanı ve düzenli tedavi, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından hayati önem taşıyor.

Muhabir: Haber Merkezi - SK