Erzincan

Türk Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş'in Ölüm Yıldönümü

Türk siyasetine "Dokuz Işık" doktriniyle damga vuran, ömrünü Türk milliyetçiliği davasına ve Türk dünyasının birliğine adayan Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurucu lideri Alparslan Türkeş, ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde Erzincan’da ve tüm Türk dünyasında rahmetle yâd ediliyor.

Abone Ol

4 Nisan 1997’de geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Alparslan Türkeş, sadece bir siyasi parti lideri değil, milyonlarca gencin ufkunu açan bir fikir adamı ve mücadele insanı olarak tarihteki yerini koruyor.

Kıbrıs’tan Ankara’ya: Bir Mücadele Öyküsü

25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da dünyaya gelen Alparslan Türkeş, ortaokul yıllarında hocası Osman Zeki Bey’in “Sultan Alparslan’a denk bir yiğit ol!” diyerek verdiği isimle Türk tarihine adını yazdıracağı yolculuğa başladı. 1933 yılında ailesiyle birlikte ana vatana gelerek Kuleli Askeri Lisesi’ne giren Türkeş, Türk ordusunun şerefli bir subayı olarak yetişti.

Çileyle Örülmüş Bir Ömür: Tabutluklardan Sürgünlere

Türkeş’in hayatı, inandığı değerler uğruna ödediği bedellerle doluydu:

  • 1944 Olayları: "Türkçülük-Turancılık" suçlamasıyla tutuklandı, tabutluklarda işkence gördü ancak savunmasında; "Türk milliyetçisiyim ama ırkçı değilim; Türk birliği bir ruh ve kültür birliğidir" diyerek tarihe not düştü.

  • 27 Mayıs ve Sürgün: 27 Mayıs 1960 müdahalesinin kudretli albayı olarak tanınsa da, bir iç darbeyle Hindistan’a sürgün edildi. Menderes ve arkadaşlarının idamına karşı çıkan o meşhur mektubu sürgünden gönderdi.

  • 12 Eylül Darbesi: 1980 darbesi sonrası 4,5 yıl tutuklu kaldı, idamla yargılandı ancak yılmadı. Siyasi yasakları kalkar kalkmaz davasının başına geri döndü.

"Dokuz Işık" ve Siyasi Miras

Türkeş, Türk milletine özgü bir yönetim sistemi olarak "Dokuz Işık" doktrini sundu. "Biz ne sağcıyız, ne solcuyuz; biz milliyetçiyiz" diyerek üçüncü bir yol açtı. 1969’da partinin adını Milliyetçi Hareket Partisi, amblemini ise "Üç Hilal" yaparak bugün de milyonların gönlünde yaşayan sembolleri miras bıraktı. 1991 yılında ise en büyük hayali olan "Esir Türklerin" bağımsızlığını görme şerefine nail oldu.

Liderlerden Vefa Mesajları

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Merhum Türkeş Bey, fırtınalı yıllarda ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış bir mücadele insanıdır. Onun yaktığı meşale sönmeyecek, yaptığı zamanlar üstü çağrısı asla silinmeyecektir. Ruhu şad, mekânı cennet olsun."

Ülkü Ocakları Erzincan İl Başkanı Kadir Özger: "Ömrünü Türk milletinin bekasına adayan, bizlere idealist ve imanlı bir gençlik armağan eden Başbuğumuzun fikirsel mirası yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin izinde, bu emaneti kararlılıkla taşıyacağız."


EDİTÖRÜN NOTU: Erzincan, Başbuğ Türkeş’in "dokuz ışık" fikriyatının her zaman güçlü bir kalesi olmuştur. Vefatının 29. yılında, sadece bir siyasi figürü değil, ömrünü "Her şey Türk milleti için" ülküsüyle harcamış bir devlet adamını anıyoruz. Kabri nur, mekanı cennet olsun.