Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören İlber Ortaylı, durumunun ağırlaşması üzerine dün entübe edilmişti. Türkiye'nin ve dünyanın yakından tanıdığı büyük tarihçi, yapılan tüm müdahalelere rağmen 13 Mart 2026 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Zorlu bir sağlık süreci yaşadı
Hocanın son dönemdeki sağlık mücadelesi, sevenlerini derinden üzmüştü:
-
Ameliyat ve Sonrası: Geçtiğimiz Ocak ayında prostat ameliyatı olan Ortaylı, taburcu edildikten sonra nükseden rahatsızlıkları nedeniyle tekrar hastaneye kaldırılmıştı.
-
Kronik Rahatsızlıklar: Diyabet hastası olan ve böbrek rahatsızlığı sebebiyle haftada 3 gün diyalize giren Ortaylı, aynı zamanda bağışıklık sistemiyle ilgili de yoğun bir tedavi süreci geçiriyordu.
Kızı Tuna Ortaylı: "Onun adına derin bir şükran duyuyoruz"
Acı haberin ardından ailesi adına açıklama yapan kızı Tuna Ortaylı, babasının son anına kadar hayata bağlı olduğunu vurguladı:
"Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı, insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı. Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmaladılar."
Yaşayan bir kütüphane veda etti
Tarihi sadece kitaplarda değil, seyahatlerinde ve dillerinde yaşayan İlber Ortaylı, akademik derinliği popüler dille harmanlayan eşsiz bir dehaydı. Osmanlı'dan Avrupa tarihine kadar geniş uzmanlığıyla, Türk milletine tarihini sevdiren adam olarak hafızalara kazındı.
Pazartesi günü uğurlanıyor
İlber Ortaylı için düzenlenecek tören ve defin bilgileri şöyle açıklandı:
-
Anma Töreni: 16 Mart 2026 Pazartesi günü saat 11:00’de, uzun yıllar emek verdiği Galatasaray Üniversitesi’nde bir anma töreni düzenlenecektir.
-
Cenaze Namazı: Aynı gün (Pazartesi), Fatih Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılınacaktır.
-
Defin: Büyük hoca, namazın ardından Osmanlı tarihinin kalbi sayılan Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecektir.
Vasiyeti Gelibolu’ydu: "Kalabalık sevmem"
Ortaylı'nın vefatının ardından, geçmişte verdiği bir röportajdaki vasiyeti de tekrar gündeme geldi. Mezarı için Gelibolu'yu işaret eden Ortaylı, sessizliği tercih ettiğini şu sözlerle ifade etmişti:
"Kalabalık sevmem, burada (İstanbul'da) istemiyorum. Mezarlarımın Gelibolu'da olmasını istiyorum."
Hocanın vasiyetine rağmen, devlet büyüklerinin ve ilim dünyasının talebiyle Fatih Camii Haziresi'nde karar kılındığı tahmin ediliyor.





