Siyasi nezaketi, dürüstlüğü ve Erzincan'a olan bağlılığıyla tanınan Akbulut, Türk siyasi tarihinde "Özal sonrası" dönemin en kritik aktörlerinden biriydi.
Erzincanlı hemşehrimizin PTT memuru bir babanın oğlu olarak başlayan ve devletin zirvesine uzanan yaşam öyküsünü dönüm noktalarıyla derledim.
Siyasi Hayatının Kilometre Taşları
Yıldırım Akbulut'un kariyeri, sadece Erzincan için değil, Türkiye'nin demokratikleşme süreci ve Anavatan Partisi (ANAP) dönemi için de büyük önem taşır.
Erzincan'dan Başlayan Yolculuk
15 Kasım 1935
Erzincan'da doğdu. Eğitim hayatını babasının görevi nedeniyle Anadolu'nun farklı şehirlerinde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
ANAP Kuruculuğu ve Bakanlık
1983 - 1984
Anavatan Partisi'nin kurucu kadrosunda yer aldı. 1984 yılında Turgut Özal tarafından kurulan 45. Hükümet'te İçişleri Bakanı olarak görev yaptı.
TBMM Başkanlığı ve Başbakanlık
1987 - 1989
1987'de TBMM Başkanı seçildi. Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte 1989'da Türkiye'nin Başbakanı ve ANAP Genel Başkanı oldu.
İkinci Kez Meclis Başkanlığı
1999 - 2000
Siyasetteki tecrübesiyle 1999 yılında yeniden TBMM Başkanlığı koltuğuna oturdu.
Vefatı ve Devlet Mezarlığı
14 Nisan 2021
85 yaşında Ankara'da tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etti. Naaşı Devlet Mezarlığı'na defnedildi.
Erzincan İçin Önemi ve Mirası
Akbulut, siyasette en yüksek makamlara gelmesine rağmen memleketi Erzincan ile bağını hiçbir zaman koparmadı. Şehrin gelişiminde ve kamu yatırımlarının bölgeye çekilmesinde sessiz ama etkili bir güç oldu.
-
Havalimanına İsmi Verildi: 1 Temmuz 2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile Erzincan Havalimanı'nın adı, hemşehrisinin anısını yaşatmak üzere Erzincan Yıldırım Akbulut Havalimanı olarak değiştirildi.
-
Siyasi Üslubu: Akbulut, Türk siyasetinde kavgalardan uzak, uzlaşmacı ve devlet adamı ciddiyetini koruyan tavrıyla "beyefendi siyasetçi" ekolünün temsilcisi olarak hatırlanıyor.
"Halk arasında dürüstlüğü ve mütevazı yaşamıyla iz bırakan Akbulut, siyaseti bir hizmet aracı olarak gördüğünü her fırsatta kanıtlamıştı."