1938’de hizmete giren Erzincan Tren Garı, depremden sonra yalnızca ayakta kalan önemli yapılardan biri değil, yeni Erzincan’ın kent kurgusunu şekillendiren merkezlerden biri haline geldi.

Erzincan’ın bugün bulunduğu yere nasıl geldiğini anlamak için 27 Aralık 1939 gecesine ve depremden hemen önce kente ulaşan demiryoluna bakmak gerekiyor.

Çünkü Yeni Erzincan’ın hikâyesinde deprem kadar tren garının da önemli bir yeri bulunuyor.

2025 yılında yayımlanan akademik bir araştırma, 1939 depremi sonrasında Erzincan’ın yeniden kuruluş sürecini demiryolu ve sanayileşme politikaları üzerinden incelerken, 1938’de inşa edilen Erzincan Tren Garı’nın yeni kent planındaki örgütleyici rolüne özellikle dikkat çekiyor.

Erzincan’a tren depremden sadece aylar önce geldi

Demiryolunun Erzincan’a ulaşması, Cumhuriyet döneminin en önemli ulaşım yatırımlarından biriydi.

Akademik kaynaklarda Erzincan’a ilk trenin 8 Ekim 1938’de ulaştığı belirtiliyor. Gar yerleşkesinin resmî açılışı ise 11 Aralık 1938’de gerçekleştirildi. Yani garın açılışından yaklaşık iki hafta sonra Erzincan, tarihinin en büyük felaketlerinden biriyle karşı karşıya kaldı.

27 Aralık 1939’da meydana gelen büyük deprem, eski Erzincan’ı neredeyse tamamen yıktı.

Depremin ardından kentin yeniden aynı yerde kurulup kurulmayacağı tartışılmaya başlandı. Yapılan incelemelerde yeni yerleşim için farklı bölgeler değerlendirildi.

Yeni şehir neden kuzeye taşındı?

İşte Erzincan’ın bugünkü yerleşim düzeninin temelini oluşturan karar bu aşamada ortaya çıktı.

Bilim insanları ve uzmanlardan oluşan heyet, yeni şehir için farklı alanları inceledi. Bir çalışmada, fay hattından daha uzak ve su kaynaklarına yakın olan ovanın batısının önerildiği; ancak merkezi yönetimin bu seçeneği uygun görmediği aktarılıyor.

Gerekçelerden biri ise yeni yerleşimin demiryolundan uzak kalacak olmasıydı.

Sonuçta eski Erzincan’ın yaklaşık 5,5 kilometre kuzeyinde yeni şehrin kurulması kararlaştırıldı. 1941 yılında Yüksek Mimar Asım Kömürcüoğlu tarafından yeni Erzincan'ın imar planı hazırlandı.

Başka akademik çalışmalarda ise yeni yerleşimin eski şehrin yaklaşık 1,5-2 kilometre kuzeyine taşındığı belirtiliyor. Bu farklılık, çalışmaların ölçüm ve tanımlama yöntemlerinden kaynaklanıyor olabilir; bu nedenle kesin bir mesafe yerine “eski şehrin kuzeyinde” ifadesini kullanmak daha sağlıklı.

Gar, yeni şehrin güney sınırına dönüştü

Araştırmaların ortaya koyduğu en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise tren garının yeni şehirle kurduğu ilişki.

Gar, depremden önce eski şehrin kuzeyinde, gelişme alanı olarak düşünülen bölgede bulunuyordu. Ancak 1939 depremi sonrasında eski şehir ortadan kalkınca garın konumu tamamen farklı bir anlam kazandı.

Akademik araştırmalara göre depremden sonra ayakta kalan tren garı kentin sembollerinden biri haline geldi. Gar, yeni kentin güney çeperinde adeta bir giriş kapısı ve sınır unsuru olarak değerlendirildi.

Yani bugün Erzincan’a trenle gelen bir kişinin karşılaştığı gar, yalnızca ulaşım hizmeti veren bir bina değil; Yeni Erzincan'ın kuruluş hikâyesinin de fiziksel bir parçası.

Depremden sonra “Yasak Kent” ortaya çıktı

1939 depreminden sonra eski Erzincan ile yeni yerleşim arasında belirgin bir ayrım oluştu.

Demiryolunun güneyinde kalan ve büyük ölçüde yıkılan eski kent alanı “Yasak Kent” olarak tanımlandı. Depremzedelerin barınma ihtiyacını karşılamak için ise yeni yerleşim alanında geçici yapılar oluşturuldu.

Bu dönem Erzincan'da aynı anda üç farklı yerleşim alanının ortaya çıkmasına neden oldu:

  • Eski Erzincan: Depremde yıkılan ve terk edilen şehir,
  • Muvakkat/Geçici Erzincan: Depremzedelerin geçici olarak yerleştirildiği alan,
  • Yeni Erzincan: Planlı şekilde kurulmaya başlanan şehir.

Böylece Erzincan, yalnızca binalarını değil, şehir merkezini de değiştirdi.

Yeni şehir daha geniş caddeler ve düşük katlı yapılarla tasarlandı

1939 felaketinin yeni kent planına doğrudan etkisi oldu.

Deprem tecrübesi, yeni şehirde yapılaşma anlayışının değiştirilmesine neden oldu. Çalışmalarda yeni Erzincan'ın daha geniş cadde ve sokaklarla, daha düşük katlı yapılaşma anlayışıyla planlandığı belirtiliyor.

Asım Kömürcüoğlu tarafından hazırlanan plan, bugünkü Erzincan'ın önemli mahallelerinin bulunduğu alanı kapsayacak şekilde oluşturuldu.

Bu nedenle bugün şehrin cadde ve mahalle düzenine baktığımızda, 1939 depreminden sonra yapılan planlamanın izlerini hâlâ görmek mümkün.

Gar yalnızca yolcu taşımadı

Erzincan Tren Garı'nın etkisi şehir planlamasıyla da sınırlı kalmadı.

Cumhuriyet'in ilk döneminde demiryolları yalnızca ulaşım aracı olarak görülmüyordu. Demiryolu, aynı zamanda sanayileşmenin ve ekonomik kalkınmanın araçlarından biri olarak değerlendiriliyordu.

Erzincan'da da gar yerleşkesinin çevresinde idari ve teknik birimler, lojmanlar ve farklı işlevlere sahip yapılar oluşturuldu.

1939 depreminden sonra kurulan sanayi kuruluşları ve fabrika yerleşkeleri de yeni kentin ekonomik ve sosyal yapısının oluşmasında rol oynadı. Akademik araştırmalar, demiryolu ile sanayileşme girişimlerinin Erzincan'ın yeni kent dokusunun şekillenmesinde birlikte etkili olduğunu ortaya koyuyor.

87 yıl sonra hâlâ şehrin hafızasında

Erzincan Garı bugün de kentin önemli ulaşım noktalarından biri.

1938'de hizmete giren gar, 1939 depreminin ardından yeni Erzincan'ın kuruluş sürecine tanıklık etti. Sonraki yıllarda yaşanan depremler, özellikle 1983 ve 1992 depremleri, Erzincan'ın deprem hafızasını yeniden canlandırdı.

Ancak garın tarihsel önemi burada daha da belirginleşiyor:

Bir tren istasyonu olarak başlayan hikâye, depremden sonra yeni bir şehrin kuruluşuna uzandı.

Bugün Erzincan'ın caddelerinde, mahallelerinde ve şehir merkezinde dolaşırken aslında yaklaşık 87 yıl önce alınan bir kararın izleriyle karşılaşıyoruz.

Ve bu hikâyenin merkezindeki yapılardan biri hâlâ yerinde:

Erzincan Tren Garı.

Kısacası...

1939 depremi Erzincan'ı yıktı ama aynı zamanda şehrin bugünkü yerleşim düzeninin ortaya çıkmasına neden olan büyük bir dönüşümü başlattı.

Yeni şehir için yer seçilirken deprem güvenliği, zemin koşulları, su kaynakları ve ulaşım gibi faktörler birlikte değerlendirildi. Demiryolunun varlığı ise yeni yerleşimin konumlandırılmasında önemli unsurlardan biri oldu.

Bu nedenle “Erzincan Tren Garı yeni şehrin kurulacağı yeri tek başına belirledi” demek fazla iddialı olur.

Ancak akademik araştırmaların ortaya koyduğu tablo çok daha ilginç:

Tren garı, deprem sonrası yeniden kurulan Erzincan'ın şehir planını şekillendiren en önemli unsurlardan biri oldu.

Muhabir: Haber Merkezi - SK