Bu cümle yıllardır kitaplarda, internet sitelerinde ve sosyal medyada tekrar ediliyor. Hatta bazı paylaşımlarda tapınağın bugünkü Erzincan şehir merkezinde bulunduğu bile öne sürülüyor.

Peki bu iddia doğru mu?

Tarihî kaynaklar gerçekten Erzincan'da Anahita Tapınağı'nın bulunduğunu söylüyor mu?

Yoksa bu, zaman içinde büyüyen bir şehir efsanesi mi?

Bu sorunun cevabı için yaklaşık 1.800 yıl geriye gitmek gerekiyor.

Anahita Kimdi?

Anahita (Anahit), Eski İran ve Ermeni inanç dünyasında önemli yere sahip bir tanrıçaydı.

Su, bereket, doğurganlık ve saflıkla ilişkilendirilen Anahita kültü, Pers İmparatorluğu döneminde geniş bir coğrafyaya yayıldı.

Özellikle Ermeni Krallığı döneminde Anahit adına inşa edilen tapınaklar büyük saygı görüyordu.

Ancak Anadolu'daki en önemli Anahit tapınağının nerede bulunduğu konusu uzun yıllardır araştırılıyor.

Tarihî Kaynaklarda "Erez" Adı Geçiyor

Konuyla ilgili en önemli bilgilerden biri, 5. yüzyılda yaşayan tarihçi Agathangelos'un eserinde yer alıyor.

Eserde, Ermeni Kralı III. Tiridates'in (Trdat), Hristiyan olmadan önce Erez adlı yerde bulunan Anahit Tapınağı'na kurban sunmak istediği anlatılıyor. Aynı anlatıda, daha sonra Hristiyanlığın kabul edilmesiyle birlikte bu tapınağın yıkıldığı ve bulunduğu arazinin kiliseye verildiği ifade ediliyor.

İşte tartışma tam burada başlıyor.

Çünkü tarihçilerin büyük bölümü, kaynaklarda geçen Erez yerleşiminin bugünkü Erzincan ve çevresiyle ilişkili olduğunu kabul ediyor. Ancak tapınağın kesin konumu konusunda görüş birliği bulunmuyor.

Tapınak Erzincan Merkezde miydi?

İnternette sıkça karşılaşılan iddiaların aksine, bugün için "Anahita Tapınağı bugünkü Erzincan şehir merkezindeydi" demeyi sağlayacak arkeolojik bir kanıt bulunmuyor.

Araştırmacılar, tarihî metinlerde geçen Erez yerleşiminin Yukarı Fırat Havzası'nda, eski Acilisene bölgesinde yer aldığını kabul etse de tapınağın tam yeri henüz tespit edilebilmiş değil.

Bu nedenle bilim insanları, konuyla ilgili değerlendirmelerinde ihtiyatlı bir dil kullanıyor.

Neden Bulunamadı?

Bu sorunun birkaç nedeni var.

İlk olarak Erzincan, tarih boyunca çok sayıda büyük deprem yaşadı.

Özellikle;

  • 1045,
  • 1254,
  • 1457,
  • 1583,
  • 1784,
  • 1939

depremleri şehir dokusunu büyük ölçüde değiştirdi.

Birçok tarihî yapı tamamen yıkıldı veya sonraki yerleşimlerin altında kaldı.

İkinci neden ise savaşlar.

Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Moğol ve Osmanlı dönemlerinde bölge defalarca el değiştirdi.

Her büyük savaş, eski yapıların önemli bölümünün yok olmasına yol açtı.

Altıntepe ile Karıştırılıyor mu?

Son yıllarda bazı paylaşımlarda Altıntepe'deki Urartu tapınağı ile Anahita Tapınağı'nın aynı yer olduğu ileri sürülüyor.

Ancak bu doğru değil.

Altıntepe'deki tapınak, Urartu uygarlığına ait olup MÖ 8. yüzyılda inşa edildi. Anahit kültü ise farklı bir inanç geleneğine dayanıyor ve tarihsel olarak başka bir dönemi temsil ediyor. Bu nedenle iki yapıyı aynı tapınak gibi değerlendirmek bilimsel olarak doğru kabul edilmiyor.

Erzincan Neden Bu Kadar Önemliydi?

Peki Anahit kültü neden bu bölgede gelişti?

Tarihçiler bunun cevabını Erzincan'ın coğrafyasında arıyor.

Yukarı Fırat Havzası;

  • bol su kaynakları,
  • verimli ovaları,
  • ticaret yolları,
  • farklı kültürlerin buluşma noktası olması

nedeniyle antik çağlardan itibaren kutsal kabul edilen bölgelerden biri olarak öne çıkıyordu.

Su ve bereket tanrıçası Anahit adına önemli bir kült merkezinin burada bulunmuş olması bu nedenle şaşırtıcı görülmüyor.

Arkeologlar Ne Diyor?

Bugüne kadar Erzincan ve çevresinde yapılan kazılarda Urartu, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda eser bulundu.

Ancak doğrudan "işte Anahita Tapınağı budur" denilebilecek bir kalıntı henüz ortaya çıkarılamadı.

Bu nedenle konu, Anadolu arkeolojisinin cevap bekleyen sorularından biri olmayı sürdürüyor.

Yeni kazılar ve bilimsel araştırmaların ilerleyen yıllarda bu tartışmaya daha net cevaplar vermesi bekleniyor.

Bir Efsaneden Fazlası

Anahita Tapınağı'nın tam yeri bugün bilinmese de, tarihî kaynaklarda Erzincan çevresindeki Erez yerleşiminin önemli bir inanç merkezi olarak anılması, bölgenin antik çağdaki kültürel önemini ortaya koyuyor.

Dolayısıyla "Erzincan'da Anahita Tapınağı vardı." cümlesini kesin bir hüküm gibi kurmak yerine, "Tarihî kaynaklar Erzincan çevresindeki Erez'de Anahit'e adanmış önemli bir tapınaktan söz ediyor; ancak tapınağın kesin yeri henüz arkeolojik olarak belirlenebilmiş değil." demek, mevcut bilimsel verilerle daha uyumlu bir değerlendirme olacaktır.

Muhabir: Haber Merkezi - SK