Günde ortalama yüz bin kez atan ve yaşamın kaynağı olan kalbimiz, sadece biyolojik bir pompa olmanın ötesinde, duygusal ve fiziksel pek çok gizemi de barındırıyor. Kalbinizin vücut dışına çıkarıldığında bile atmaya devam edebildiğini veya gülmenin damarlarınız üzerindeki mucizevi etkisini biliyor muydunuz? İşte insan kalbine dair duyunca çok şaşıracağınız o detaylar haberimizin devamında...

HAPŞIRINCA KALP DURUR MU?

Halk arasında en yaygın inanışlardan biri, hapşırma esnasında kalbin anlık olarak durduğudur. Ancak uzmanlar bunun teknik olarak doğru olmadığını belirtiyor. Hapşırdığınızda göğüs kafesinizdeki basınç değişir ve bu durum kan akışını etkiler.

Kalp bu değişimi telafi etmek için ritmini anlık olarak değiştirir; yani bir duraksama değil, sadece ritimsel bir düzeltme yaşanır. Dolayısıyla "çok yaşa" denmesinin sebebi kalbinizin durması değil, nezaket gereğidir.

PAZARTESİ GÜNLERİ VE YILBAŞI TEHLİKESİ

İstatistikler, kalp krizlerinin rastgele zamanlarda gerçekleşmediğini gösteriyor. Araştırmalara göre, pazartesi sabahları kalp krizi riskinin en yüksek olduğu zaman dilimi.

Bunun temel nedeni olarak, hafta sonu sonrası iş hayatına dönüşün yarattığı stres hormonu olan kortizol seviyesindeki artış gösteriliyor. Benzer şekilde, yılın en çok kalp krizi vakası görülen günü ise 25 Aralık. Kış aylarının getirdiği soğuk hava ve tatil döneminin yarattığı duygusal dalgalanmalar bu riski artırıyor.

KENDİ ELEKTRİĞİNİ KENDİSİ ÜRETİYOR

Kalbi diğer organlardan ayıran en büyüleyici özelliklerden biri, kendi elektriksel uyarısını yaratabilme yeteneğidir. Beyinden tamamen bağımsız bir elektrik sistemine sahip olan kalp, yeterli oksijen sağlandığı sürece vücut dışına çıkarılsa bile atmaya devam edebilir. Bu özellik, kalp nakli ameliyatlarının başarısındaki en kritik faktörlerden biridir.

BOYUTU KÜÇÜK AMA GÜCÜ İNANILMAZ

Yetişkin bir insanın kalbi ortalama iki elin yumruğu büyüklüğündedir, ancak yaptığı iş boyutuyla kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Ortalama bir yaşam süresi boyunca kalp, yaklaşık 1,5 milyon varil kan pompalar.

Bu miktar, 200 adet tanker vagonunu doldurmaya yeterlidir. Mutfak musluğunu sonuna kadar açtığınızda 45 yıl boyunca hiç kapatmadan akıttığınız suyun miktarı, kalbin bir ömür boyu pompaladığı kan miktarına eşittir.

GÜLMEK VE DUYGUSAL BAĞLANTILAR

Kalp sağlığı sadece beslenme ve egzersizle ilgili değildir; duygular da doğrudan etkilidir. Güldüğünüzde kan damarlarınızın iç duvarları gevşer ve kan akışı yüzde 20 oranında artar. Bu durum tüm vücudun rahatlamasını sağlar.

Öte yandan, aşırı üzüntü veya stres durumunda "kırık kalp sendromu" adı verilen geçici bir kalp rahatsızlığı yaşanabilir. Bu sendromun belirtileri kalp krizine çok benzer ve duygusal travmaların fiziksel etkisini kanıtlar niteliktedir.

Muhabir: Haber Merkezi - SK