Ramazan, zamanın sıradan akışını kesen ilâhî bir dokunuştur. O, takvim yapraklarına sığmayan; insanın kalbinde açılan bir mevsimdir. “Evveli rahmettir” (أَوَّلُهُ رَحْمَةٌ) sözü, yalnızca bir müjde değil; varoluşun üzerine serpilen ilâhî bir şefkat beyanıdır.
Evveli Rahmet (أَوَّلُهُ رَحْمَةٌ), Ortası Mağfiret (أَوْسَطُهُ مَغْفِرَةٌ), Sonu Cehennemden Azad (آخِرُهُ عِتْقٌ مِنَ النَّارِ)
İlk günlerde insan, kendini rahmetin kuşatıcı ikliminde bulur. Oruç, bedeni sustururken kalbi konuşturur; susuzluk, içimizdeki merhameti uyandırır. Sofraların sadeliği, gönüllerin zenginliğine dönüşür. Rahmet burada soyut bir kavram değil; annenin evladına bakışı, komşunun kapıya bıraktığı tabak, bir yetimin başını okşayan eldir. Ramazan’ın başlangıcı, insanın kendi hakikatine döndüğü; Rabb’inin merhametiyle yeniden tanıştığı ontolojik bir diriliştir.
“Ortası mağfirettir” (أَوْسَطُهُ مَغْفِرَةٌ) ifadesi, insanın iç muhasebesinin zirve noktasını anlatır. Mağfiret, yalnızca günahın silinmesi değil; kalbin üzerindeki ağırlığın kalkmasıdır. Bu günlerde insan, kendi vicdanıyla baş başa kalır. Her secde, bir yüzleşme; her istiğfar, bir arınmadır. Gecenin karanlığında yükselen dua, insanın kırılganlığını Rabb’inin sonsuz affediciliğine emanet etmesidir. Akademik bir dille ifade edecek olursak, bu süreç ahlâkî öznenin kendini yeniden inşasıdır; fakat duygusal hakikati şudur: İnsan affedilmek ister. Çünkü affedilmek, yeniden umut etmektir. Ramazan’ın ortasında kalp yumuşar, gözler daha kolay dolar, insan kendini daha sahici hisseder.
“Sonu cehennemden azaddır” (آخِرُهُ عِتْقٌ مِنَ النَّارِ) müjdesi ise bu yolculuğun eskatolojik ufkudur. Son günlerde hissedilen hüzün, aslında ayrılığın değil; kazanılmış bir yakınlığın hüznüdür. Kul, son on gecede zamanın içinden ebediyete bakar. Kadir gecesini ararken aslında kendi kaderinin bağışlanmasını arar. Azad olmak, yalnızca ateşten kurtulmak değil; nefsin zincirlerinden çözülmektir. İnsan, içindeki korkuların, pişmanlıkların ve karanlıkların çözülüp dağıldığını umut eder. Bayram sabahına ulaştığında ise sadece bir ayı değil, kendi içindeki bir esareti geride bırakmak ister.
Ramazan böylece rahmetle başlar, mağfiretle derinleşir ve özgürlükle tamamlanır. Bu üç merhale, insan ruhunun eğitimidir: Merhametle yumuşamak, affedilerek arınmak ve bağışlanarak özgürleşmek. Ve belki de Ramazan’ın en büyük mucizesi şudur: İnsana, yeniden temiz bir kalple başlayabileceğini hatırlatması…