Üç ayların manevî ikliminde idrak edilen Berat Gecesi, çoğu zaman ibadet listeleri ve şekil tartışmalarıyla gündeme gelirken, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hadi Sağlam, konuya dair yaptığı kapsamlı değerlendirmeyle dikkat çekti. Prof. Dr. Sağlam, Berat Gecesi’nin sıradan bir takvim gecesi değil; insanın ahlâk, sorumluluk ve bilinç dünyasını yeniden inşa ettiği kritik bir muhasebe eşiği olduğunu vurguladı.

Berat Gecesi’nin İslâm düşünce geleneğinde normatif yükümlülükler üretmekten ziyade, sorumluluk bilinci inşa eden yoğunlaştırılmış bir zaman dilimi olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Hadi Sağlam, modern dönemde gecenin farziyet–bidʿat tartışmalarına sıkıştırılmasının, asıl mesajın gözden kaçmasına yol açtığını dile getirdi.

“BERAT, SUÇLAYICI DİLİN DEĞİL, MUHASEBE AHLAKININ GECESİDİR”

EBYÜ’lü Prof. Dr. Sağlam, rahmet ve af çağrısı taşıyan bir gecenin Müslümanlar arasında dışlayıcı ve suçlayıcı bir dile malzeme edilmesini eleştirerek, “Berat, ihtilaf üretme değil; kalbi yumuşatma, dili sükûnete çağırma ve insanı kendisiyle yüzleştirme vaktidir” değerlendirmesinde bulundu.

İslâm ilim geleneğinde bazı zaman dilimlerinin birer bilinç durağı olarak kabul edildiğini hatırlatan Sağlam, Berat Gecesi’nin de bu duraklardan biri olduğunu belirterek, gecenin yapılacaklar listesi üzerinden değil; muhasebe, tezekkür ve ahlâk ilkeleri üzerinden okunmasının usûl açısından daha sahih bir yaklaşım sunduğunu ifade etti.

Prof Dr Hadi Sağlam 3

MANEVÎ MUHASEBE VE “İNSANIN KENDİSİYLE YÜZLEŞMESİ”

Prof. Dr. Hadi Sağlam’a göre Berat Gecesi, bireysel günahların sayıldığı mekanik bir hesaplaşma anı değil; insanın yönelimlerini, önceliklerini ve ihmallerini yeniden sorguladığı bütüncül bir farkındalık hâlidir. Bu bağlamda Hz. Ömer’e nispet edilen “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin” sözünün, Berat bilincinin düşünsel omurgasını oluşturduğunu ifade etti.

Berat’ı insanın manevî “sürümünü” güncellediği bir eşik olarak tanımlayan Sağlam, bu güncellemenin yüzeysel bir arınma değil, bilinçli bir yeniden inşa iradesi olduğunu vurguladı. Kibir, duyarsızlık, zulme alışma ve vicdan körelmesi gibi ahlâkî sorunların ancak böyle bir muhasebeyle fark edilebileceğini dile getirdi.

BİREYSEL TÖVBE YETMEZ: TOPLUMSAL VİCDAN VURGUSU

EBYÜ İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hadi Sağlam, Berat Gecesi’nin yalnızca bireysel kurtuluş perspektifiyle ele alınmasının eksik bir okuma olacağını da ifade etti. Mazlumların, yetimlerin ve yoksulların adalet arayışının görmezden gelindiği bir dünyada, Berat’ı yalnızca “benim affım” üzerinden okumanın gecenin ahlâkî derinliğiyle bağdaşmadığını söyledi.

Sağlam, kul hakkı, emanet bilinci ve sosyal adalet kavramlarının Berat Gecesi’nin düşünsel arka planını oluşturduğunu belirterek, “İlâhî divandan berat talep eden bir insan, yeryüzündeki mazluma karşı da yüz akıyla durabilmelidir” ifadelerini kullandı.

“BERAT, HESAP SORMANIN DEĞİL, HESABA HAZIRLANMANIN ZAMANIDIR”

Prof. Dr. Hadi Sağlam, Berat Gecesi’nin ne kutsallık yarışına ne de inkâr refleksine kurban edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, dengeli, usûllü ve ahlâk merkezli bir okumanın gecenin gerçek anlamını ortaya çıkaracağını ifade etti.

Sağlam, sözlerini “Berat, Müslüman için hesap sormanın değil; hesaba çekilmeden önce durup düşünmenin zamanıdır” ifadeleriyle tamamladı.

Muhabir: Adem Toprakoğlu