Üniversiteler, yalnızca bilgi üreten kurumlar değildir. Aynı zamanda şehirlerin kalkınmasına yön veren, gençlerin geleceğini şekillendiren ve bulundukları bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine öncülük eden stratejik yapılardır. Bu nedenle bir üniversiteye rektör atanırken yalnızca akademik özgeçmişe değil, kurumun gelecekte hangi vizyonla yönetileceğine de bakılmalıdır.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, kuruluşundan bugüne önemli mesafeler kat etmiş, her geçen yıl kurumsal kapasitesini artırmıştır. Bu başarıda görev yapan tüm rektörlerin ve akademik kadroların emeği vardır. Hiç kuşkusuz bu emekler takdiri hak etmektedir.
Ancak gelişimin en temel şartlarından biri değişimdir. Dünyanın en başarılı üniversiteleri incelendiğinde, belirli dönemlerde farklı akademik disiplinlerden gelen yöneticilerin kuruma yeni ufuklar kazandırdığı görülmektedir. Çünkü her disiplin, üniversite yönetimine farklı bir bakış açısı, farklı öncelikler ve yeni hedefler taşır.
EBYÜ'de üçüncü kez aynı akademik disiplinin yönetim anlayışının tercih edilmesi, kurumsal çeşitliliğin ve farklı yönetim perspektiflerinin yönetime yansımasını geciktirebilir. Mesele, herhangi bir meslek grubunun başarısını sorgulamak değildir. Elbette tıp alanından yetişmiş çok değerli bilim insanları ve yöneticiler vardır. Asıl mesele, aynı bakış açısının uzun süre devam etmesinin kurumsal dinamizm üzerindeki etkisidir.
Bugün üniversitelerden beklenen yalnızca eğitim ve bilimsel yayın üretmeleri değildir. Bölgesel kalkınmaya liderlik etmeleri, uluslararası fonlardan daha fazla pay almaları, sanayi ile güçlü iş birlikleri kurmaları, teknoloji üretmeleri, girişimcilik ekosistemini geliştirmeleri ve şehirle bütünleşmeleri beklenmektedir. Bunun için de stratejik yönetim anlayışı, proje kültürü, uluslararası deneyim ve kamu yönetimi birikimi her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
Erzincan'ın da artık yeni bir sıçramaya ihtiyacı vardır. Bu sıçrama, geçmişte yapılanları inkâr ederek değil; onların üzerine yeni hedefler koyarak mümkün olacaktır. Aynı anlayışı tekrar etmek yerine farklı bakış açılarını yönetime taşımak, kuruma güç kazandırır. Kurumsal hafızayı korurken yeniliğe cesaret etmek, gelişimin en önemli şartıdır.
Bu nedenle EBYÜ için verilecek karar, yalnızca bir rektör tercihi değil; üniversitenin önümüzdeki yıllardaki yönünü belirleyecek stratejik bir tercih olacaktır. Erzincan'ın beklentisi, kişilerin değil vizyonun yarıştığı; geçmişin başarılarını geleceğin hedefleriyle buluşturan bir yönetim anlayışıdır.
Çünkü bazen kurumları ileriye taşıyan şey, daha fazlasını yapmak değil; farklı olanı yapabilme cesaretidir.