Erzincan’da ileri yaş nüfusunun artmasıyla birlikte Alzheimer gibi yaşla ilişkili nörolojik hastalıklar daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlar, özellikle günlük yaşamı etkilemeye başlayan unutkanlıkların ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Alevtina Ersoy, Alzheimer hastalığıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Erzincan’ın ileri yaş nüfusu bakımından dikkat çeken illerden biri olduğunu belirten Ersoy, kent merkezi ve köylerde 80, 90 hatta 100 yaşındaki vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvurduğunu söyledi. Yaşın ilerlemesiyle birlikte Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların görülme sıklığının da arttığına dikkat çekti.

Asıl mücadele hastalık ilerlediğinde başlıyor

Alzheimer’ın sadece hastayı değil, ailesini ve bakımını üstlenen kişileri de uzun süre etkileyen bir süreç olduğunu belirten Ersoy, hastalığın ilk dönemlerinde kişinin günlük ihtiyaçlarını büyük ölçüde kendi başına karşılayabildiğini ifade etti.

Ancak hastalık ilerledikçe tablo değişiyor. Kişinin giyinme, kişisel bakım ve günlük işlerini yerine getirmekte zorlanabildiğini belirten Ersoy; yakınlarını tanımama, odaları karıştırma ve günlük yaşam becerilerinde gerileme gibi sorunların ortaya çıkabileceğini kaydetti.

Bu dönemde bakım sorumluluğunun büyük ölçüde aile bireylerinin üzerine kaldığını belirten Ersoy, hasta yakınlarının sürece önceden hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

Alzheimer hastasının düzeni bozulmamalı

İleri evredeki Alzheimer hastalarının çevrelerindeki değişikliklerden daha fazla etkilenebildiğini belirten Ersoy, mümkün olduğunca tanıdık ve düzenli bir yaşam ortamının korunması gerektiğini söyledi.

Bakıcıların ya da hastanın kaldığı yerin sık sık değiştirilmesinin bazı hastalarda huzursuzluk ve uyum sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Ersoy, bakım sürecinde istikrarın önemli olduğunu ifade etti.

Özellikle hastanın kısa aralıklarla farklı aile bireylerinin yanında kalmasının mevcut düzenini bozabileceğini belirten Ersoy, bakım planının mümkün olduğunca sabit tutulmasını önerdi.

Geceleri ortaya çıkan huzursuzluğa dikkat

Alzheimer hastalarında hastalık ilerledikçe uyku düzeninin de bozulabileceğini belirten Ersoy, bazı hastaların geceleri uyanarak evden çıkmak istemesi veya huzursuz davranışlar sergilemesinin mümkün olduğunu söyledi.

Akşam saatlerinde çay ve kahve gibi uyarıcıların sınırlandırılmasının yararlı olabileceğini belirten Ersoy, kullanılan ilaçların da doktor kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hastanın başka sağlık sorunları ve kullandığı tedavilerin de uyku düzenini etkileyebileceğini ifade etti.

Evde güvenlik önlemleri hayati önem taşıyor

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde denge, yön bulma ve günlük yaşam becerilerinde sorunlar yaşanabileceğine dikkat çeken Ersoy, ev ortamının Alzheimer hastasının ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Banyo ve tuvalet gibi alanlarda tutunma aparatlarının kullanılmasının güvenliği artırabileceğini ifade eden Ersoy, özellikle geceleri evin yeterli şekilde aydınlatılmasının da önemli olduğunu söyledi.

Karanlık ortamların bazı hastalarda yönelim güçlüğünü ve huzursuzluğu artırabileceğini belirten Ersoy, ailelerin bu konuda gerekli tedbirleri alması gerektiğine dikkat çekti.

“Unutkanlığı yaşlılığın doğal sonucu olarak görmeyin”

Alzheimer konusunda en önemli konulardan birinin erken farkındalık olduğunu belirten Ersoy, her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Buna karşın unutkanlığın sürekli hale gelmesi, giderek artması ve kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması durumunda uzman değerlendirmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Alzheimer’ın yavaş ilerleyen bir hastalık olduğunu belirten Ersoy, belirtilerin takip edilmesi, gerekli durumlarda nöroloji uzmanına başvurulması ve tanı sonrasında düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini ifade etti.

Erzincan’da uzmanlardan verilen mesaj ise net: Unutkanlık yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak görülmemeli; özellikle kişinin günlük yaşamını ve bağımsızlığını etkilemeye başlayan değişiklikler göz ardı edilmemeli.

Muhabir: Adem Toprakoğlu