Kültür sanat

Erzincan’ın Manevi Muhafızı: Terzi Baba

Erzincan’ın manevi havasını soluyan herkesin yolu mutlaka ona çıkar. Mesleğiyle müsemma, gönülleri imar eden Terzi Baba, iğnesini her kumaşa geçirişinde "Allah" diyen zikriyle ve bıraktığı derin izlerle 19. yüzyıldan bugüne şehrimizin pusulası olmaya devam ediyor.

Abone Ol

Asıl adı Mehmed Vehbi olan ve 1789 (bazı kaynaklara göre 1780) yılında Kemaliye’de (Eğin) dünyaya gelen Terzi Baba, Erzincan’ın en büyük manevi değerlerinden biri olarak kabul edilir. Babası Fazlızâde Abdurrahman Efendi olan bu büyük zat, hayatını mütevazı bir terzi dükkanında dikiş dikerek kazanmış, ancak bu esnada kalbini ilahi aşkla nakış nakış işlemiştir. Boyunun uzunluğundan dolayı "Uzun Terzi" olarak da anılan Terzi Baba, sadece bir esnaf değil, Erzincan, Erzurum, Sivas ve Gümüşhane gibi geniş bir coğrafyaya ışık saçan bir mürşid-i kamildir.

Emanetin Teslimi: Abdullah Mekkî ile Buluşma

Terzi Baba’nın hayatındaki en önemli dönüm noktası, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin halifelerinden Abdullah Mekkî Efendi ile karşılaşmasıdır. Rivayet odur ki; Abdullah Mekkî Hazretleri, kendisine verilen manevi emaneti ehil birine teslim etmek üzere Erzincan’a gelmiş ve bu liyakati Terzi Baba’da bulmuştur. Kurşunlu Cami Medresesi’nde gerçekleşen bu tarihi buluşma sonrası Terzi Baba, Nakşibendî-Hâlidî halifesi olarak görevlendirilmiş ve Hâlidiyye tarikatının bölgede yayılmasını sağlamıştır.

Eserleri ve Tasavvufi Mirası

Terzi Baba’nın şairliğe pek iltifat etmediği bilinse de, onun derin tasavvufi görüşlerini içeren en önemli eseri "Kenzü’l-fütûh" (Miftâh-ı Kenz)'dur. Aslı mensur (düz yazı) olan bu eser, müridi Hafız Rüşdü Efendi tarafından nazma (şiire) çevrilmiş ve halk arasında büyük ilgi görmüştür. 1242 beyitten oluşan bu eser, İslam akaidi ve tasavvuf ahlakını sade bir dille anlatır. Ayrıca bazı kaynaklarda kendisine nisbet edilen "Sübûtiyye Risâlesi", onun ilmi derinliğinin ve itikadi hassasiyetinin bir göstergesidir.

1848 Kolera Salgını ve Terzi Baba Mezarlığı

Terzi Baba, 1848 yılında Erzincan’da baş gösteren büyük kolera salgını sırasında vefat etmiştir. Vefatının ardından defnedildiği bölge, bugün kendi adıyla anılan ve Türkiye’nin en düzenli kabristanlarından biri olan Terzi Baba Mezarlığı'na dönüşmüştür. İlk türbesi ahşap olan ve yangınlarla harap olan yapı, 1980’li yıllarda Erzincan Belediyesi tarafından kesme taştan sekizgen planlı modern bir türbe olarak yeniden inşa edilmiştir.

Şehrin Sembolü: Terzi Baba Camii ve Külliyesi

Terzi Baba’nın mirası bugün sadece türbesiyle değil, adını taşıyan devasa cami ve külliye ile de yaşamaktadır. 1990’lı yıllarda temeli atılan ve 2002 yılında ibadete açılan Terzi Baba Camii, modern mimarisiyle Türkiye’nin en dikkat çekici yapılarından biridir. Tek bir kubbe altında binlerce kişiyi buluşturan bu yapı, aynı zamanda bir kültür ve eğitim merkezi olarak Erzincan’ın sosyal yaşamının kalbi konumundadır.

Terzi Baba, "Hayyât Vehbi" mahlasıyla iğnesini kumaşa her vuruşunda dünyevi bir işi uhrevi bir zikre dönüştürmeyi başarmış, Erzincan’ın manevi tapusu haline gelmiştir. Onun yetiştirdiği halifeler ve bıraktığı eserler, bugün hala yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.