Osmanlı döneminde tutulan şer‘iyye sicilleri, yalnızca mahkemelerde görülen davaların sonuçlarını kaydeden belgelerden oluşmuyor. Bu defterlerde miras, nafaka, vesayet, vekâlet, nikâh, boşanma, mal satışları ve çeşitli sözleşmelere ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Bu nedenle araştırmacılar tarafından şehirlerin sosyal, ekonomik ve hukuki hayatını incelemek açısından birinci derecede kaynaklar arasında değerlendiriliyor.
Erzincan'a ilişkin akademik çalışmalarda da bu durum açık biçimde ortaya konuluyor. Nihat Fırat'ın 2017 yılında Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde tamamladığı yüksek lisans tezinde Erzincan C-55 numaralı Şer‘iyye Sicili inceleniyor. Çalışmanın konusu 1916-1919 yılları arasındaki kayıtlar ve tezde sicilin hukuki açıdan değerlendirilmesinin yanı sıra orijinal belgelerin transkripsiyonlarına da yer veriliyor.
Aynı çalışma üzerinden hazırlanan ve 2022 yılında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi'nde yayımlanan araştırmada ise C-55 numaralı sicilin 1916-1919 dönemindeki Erzincan'ın sosyal hayatına ilişkin önemli bilgiler taşıdığı belirtiliyor. Araştırmacılar, defterde toplam 137 mahkeme kaydı bulunduğunu, Temyiz Mahkemesi kararları çıkarıldığında 135 davanın incelendiğini aktarıyor. Kayıtlar arasında veraset, vesayet, vekâlet, mehir, nafaka, talak, kayyım tayini, alacak, mal satış izni, hizmet kiralama, velayet ve rüşt ispatı gibi konuların bulunduğu belirtiliyor.
Makbule’nin kaydı ne anlatıyor?
Sicilde yer alan kayıtta, Erzincan'ın Gürali Mahallesi'nde yaşayan Hamdi kızı Makbule ile ilgili bir düzenleme dikkat çekiyor.
Kayıttaki bilgilere göre Makbule'nin yaşının 12'yi geçtiği belirtilirken, genç kızın Merkez Hastanesi kâtibi Rifat Efendi'nin yanında hizmet etmesine ilişkin şartlar mahkeme huzurunda kayıt altına alınıyor.
Düzenlemenin en dikkat çekici unsurlarından biri ücret. Makbule'nin Rifat Efendi'nin evinde ev işlerinde hizmet etmesi karşılığında aylık 150 kuruş alması öngörülüyor.
Ancak anlaşmanın kapsamı yalnızca ücretle sınırlı değil.
Kayıtta Makbule'nin belirli bir süre Rifat Efendi'nin yanında kalması, geçiminin ve barınmasının sağlanması ve ileride evlenmesi halinde çeyizinin hazırlanmasına ilişkin hükümler de bulunuyor. Böylece dönemin sosyal yapısı içerisinde bir çocuğun yalnızca çalışma ilişkisi değil, barınma, bakım ve gelecekteki evlilik hayatı da aynı düzenlemenin içinde ele alınıyor.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, günümüz çalışma ve çocuk hukuku kavramlarının doğrudan geçmişe uygulanmaması gerektiği. Söz konusu belge, kendi döneminin sosyal, ekonomik ve hukuki şartları içerisinde değerlendirilmesi gereken tarihî bir kayıttır.
Osmanlı'da çocukların hizmete verilmesi bilinen bir uygulamaydı
Makbule'nin kaydı, tek başına ve istisnai bir olay olarak değerlendirilmek yerine Osmanlı toplumundaki daha geniş bir uygulama çerçevesinde ele alındığında daha anlamlı hale geliyor.
Osmanlı toplumunda özellikle ekonomik açıdan güçlük yaşayan ailelerin çocuklarının varlıklı ailelerin yanında yetiştirilmesi ve hizmet etmesi konusunda farklı uygulamalar bulunuyordu. Türk Tarih Kurumu'nun 2026 yılında yayımladığı “Besleme” maddesinde de, yoksul veya kimsesiz kız çocuklarının bazı varlıklı ailelerin evlerinde barındırıldığı, korunduğu ve hizmetçi olarak çalıştırıldığı belirtiliyor. Dönemin kaynaklarında “besleme”, “ahiretlik” ve “evlatlık” gibi farklı ifadelerin kullanıldığı aktarılıyor.
Daha önemlisi, akademik araştırmalar bu uygulamanın zaman içerisinde hukuki sözleşmelerle de düzenlendiğini gösteriyor.
İstanbul'daki çocukların ev içi hizmetlerde çalıştırılmasını inceleyen bir araştırmaya göre, 19. yüzyıl boyunca çocukların ev içi hizmetlerdeki emeği giderek parasallaşmış ve çocukların bakım veya hizmet ilişkilerinin hukuki sözleşmelerle belirlenmesi yaygınlaşmıştır. Araştırmada şer‘iyye sicilleri bu ilişkinin önemli kaynakları arasında gösteriliyor.
Bir başka akademik çalışmada ise Osmanlı'da maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarının, belirli bir ücret karşılığında varlıklı ailelerin yanında hizmet etmek üzere verilebildiği; bazı uygulamalarda çocukların burada yetiştirildiği ve evlenme çağına geldiklerinde yanında kaldıkları ailenin çeyiz hazırladığı belirtiliyor.
Bu nedenle Makbule'nin kaydındaki hizmet, bakım ve çeyiz unsurlarının aynı belgede bulunması, Osmanlı toplumundaki bu tür ilişkilerin Erzincan'daki bir örneğini görmemizi sağlıyor.
Erzincan sicilleri günlük hayatın ayrıntılarını da ortaya çıkarıyor
Erzincan C-55 sicilini inceleyen Fırat ve Koçoğlu, şer‘iyye mahkemelerinin yalnızca uyuşmazlıkların çözüldüğü yerler olmadığını; günümüzde noter huzurunda gerçekleştirilen bazı akit ve vekâlet işlemlerine benzer kayıtların da bu defterlere geçirildiğini belirtiyor. Araştırmacılara göre bu nedenle siciller, aile, toplum, ekonomi ve hukuk alanlarında önemli birincil kaynak niteliği taşıyor.
C-55 numaralı defterde vesayetle ilgili 36, verasetle ilgili 43 kayıt bulunduğu ve bu iki alanın sicilde önemli bir yer tuttuğu da araştırmada ortaya konuluyor. Yetim kalan çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Örneğin araştırmacılar, yetim kalan Hüseyin ve Feride için vasi tayin edildiğini ve çocukların zorunlu ihtiyaçları için Eytam Sandığı'ndan günlük ödemeler yapılmasına karar verildiğini aktarıyor.
Bu bilgiler, Makbule'nin kaydının da içinde bulunduğu hukuki atmosferi anlamak açısından önemli.
Bir sözleşmeden dönemin sosyal yapısına
Makbule'ye ilişkin kayıt, bu yönüyle yalnızca bir çalışma sözleşmesinin ayrıntılarını değil, dönemin toplumunda çocuğun geçimi, hizmet ilişkisi, barınması ve gelecekteki evliliğinin nasıl aynı hukuki çerçeve içerisinde ele alınabildiğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.
Özellikle aylık 150 kuruş ücret ile birlikte gelecekteki çeyizin de anlaşmaya dahil edilmesi, ilişkinin yalnızca günlük emeğin karşılığı olarak görülmediğini düşündüren bir ayrıntı olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu durumun anlamlandırılmasında, dönemin ekonomik koşulları ve sosyal yapısı dikkate alınmalı; günümüz hukuk ve çalışma standartlarıyla doğrudan karşılaştırma yapılmamalı.
Şer‘iyye sicillerinin değeri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Büyük tarih olaylarının yanında, bir mahallede yaşayan bir ailenin ekonomik durumu, bir çocuğun geçimi, bir kadının nafaka hakkı veya bir mirasın nasıl paylaştırıldığı gibi gündelik ayrıntılar da bu defterlerde kayıt altına alınmış durumda. Erzincan üzerine yapılan akademik çalışmalar, bu belgelerin şehrin sosyal ve kültürel geçmişini araştırmak için önemli veriler sunduğunu ortaya koyuyor.
Makbule'nin kaydı da bu büyük tarih anlatısının içinde küçük fakat oldukça somut bir pencere açıyor: Yaklaşık bir asır önce Erzincan'da bir genç kızın çalışması, geçimi ve ilerideki evliliğine ilişkin şartların mahkeme kayıtlarına nasıl yansıdığını gösteriyor.
Akademik kaynaklar
- Nihat Fırat, Erzincan C 55 Nolu Şer’iyye Sicili ve Hukuki Değerlendirmesi (1916-1919), Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2017. Tez No: 466114.
- Nihat Fırat – Binali Koçoğlu, “Osmanlı’nın Son Döneminde Erzincan’da Sosyal Hayat (1916-1919)”, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı 21, 2022, s. 257-280. Çalışma doğrudan Erzincan C-55 numaralı sicile dayanıyor.
- Mehmet Gayretli, “Erzincan Şer‘iyye Sicillerine Göre Müslim-Gayrimüslim İlişkileri”, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 53, 2021, s. 257-280. Çalışma Erzincan'a ait sicillerin hukuk, kültür, demografi ve ekonomi açısından taşıdığı değeri ele alıyor.
- İrfan Kokdaş – Yahya Araz, “İstanbul'da Ev İçi Hizmetlerinde İstihdâm Edilen Kuzeybatı Anadolulu Kız Çocuklarının Göç Ağları Üzerine Bir Değerlendirme (1845-1911)”. Çalışma Osmanlı'da kız çocuklarının ev içi hizmetlerde istihdamı, ailelerden ayrılmaları ve hizmet ilişkilerinin sosyal-ekonomik boyutlarını inceliyor.
- “In Between Market and Charity: Child Domestic Work and Changing Labor Relations in Nineteenth-Century Ottoman Istanbul”, International Labor and Working-Class History, 2020, s. 81-108. Çalışma, çocukların ev içi hizmet emeğinin 19. yüzyılda parasallaşmasını ve hukuki sözleşmelerle düzenlenmesini inceliyor.
- Yahya Araz, 16. Yüzyıldan 19. Yüzyıl Başlarına: Osmanlı Toplumunda Çocuk Olmak, Kitap Yayınevi, 2013. Eser Osmanlı çocuk tarihini hukuk, aile, toplum ve çocuk emeği bağlamında ele alıyor.





