“Acı duyabiliyorsan canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan insansın.” diyordu Tolstoy. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta son yaşananlar insan olarak bizi çok derinden yaraladı.
Terentius, “İnsanım; insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir” diyordu. Lakin bu son olaylar bana çok yabancı geldi.
Çok üzgünüm; duygularımı anlatacak kelime bulamıyorum.
Aynı zamanda çok öfkeliyim; nasıl olur diyorum? Olamaz, olmamalıydı diyorum!
14 yaşında bir çocuk ve bunca silahla elini kolunu sallayarak okula giriyor; gözünü kırpmadan en yakın arkadaşlarını ve öğretmenlerini vurup öldürüyor!
Suçlu mu? Evet ortada görünün bir suçlu var ama gerisinde ne var, ona bakıyorum.
Görünen suçlunun arka planında görünmeyen suçluları görüyorum.
Bu durum, bir sonuçtur; eğitimde geldiğimiz noktanın, zaman içerisindeki arızi sebeplerin getirip dayandırdığı sonuç!
Bu noktada yanlış giden sistem başta olmak üzere hepimiz suçluyuz.
Eğitimde bu dramatik sonucu ortaya çıkaran sistem suçlu olduğu kadar, bu sisteme rağmen çocuklarına sahip çıkmayan anne-babalar da de suçludur.
Evlat bakımını yalnızca karın doyurma ve giyim-kuşamdan ibaret gören; kendi keyfi bozulmasın diye ağlayan çocuğunu kontrolsüz bir şekilde cep telefonuyla susturan bir aile yapısının gelip toslayacağı yer burasıdır.
Şu bir gerçektir ki çocuklukta en temel ihtiyacı olan sevgiyi göremeyen çocuk, ileride narsist ruhlu bir canavara dönüşebilir.
En temel anne-baba rolünü üstlenemeyen ve evlat yetiştirmenin hakkını veremeyen ebeveynlerin hemen her fırsatta okulu ve öğretmeni suçlaması çok büyük tezattır.
Ve yine eğitimi yalnızca dört duvar arasında gören, öğrencisinin zihin dünyasını inşa ederken ruh dünyasına eğilmeyen eğitimci suçludur.
Şunu unutmayalım ki yavrularımızın aklına girmenin yolu onların gönül dünyasına girmekten geçer.
Deyim yerindeyse okulu bir mabet, eğitimi de bir ibadet neşvesiyle gören ve öğrencilerine Allah’ın bir emaneti gibi davranan öğretmenlerle okullarımız en güvenli mekanlar olacaktır.
Tıpkı, saldırı sırasında öğrencilerini korumak adına onların üzerine siper olarak kendi canını feda eden Ayla öğretmen gibi...
Allah, ona ve vefat eden tüm yavrularımıza rahmet eylesin. Kederli ailelerinin, eğitim camiamızın ve aziz milletimizin başı sağolsun.
Umuyorum ki başta etkili ve yetkili makamlar olmak üzere konuyla ilgili bilirkişi, kurum ve kuruluşlar bu can sıkıcı hadiseleri masaya yatırarak gerekli önlemleri alırlar. Selam ve dua ile...