Dünyayı cennete çevirmeye talip olanlara cennetler var. Ağyara takılıp kalmayanlara Yar var, yardımcı var, inşirah var, sekinet var. Bu güzel değerleri kuşanmak o kadar zor mu?
"Oku" diyen bir dinin okumayan,
“Aklını kullan" diyen bir dinin akletmeyen,
"Araştır" diyen bir dinin araştırmayan,
"Çalış" diyen bir dinin çalışıp üretmeyen,
"Hayırda yarışın" diyen bir dinin şerde yarışan,
"Birlik" e ve "Kardeşlik" e davet eden bir dinin tefrikaya düşen,
"Nezaket" i ve "Nezafet" i teklif eden bir dinin kabalık ve kirlilik girdabına düşen,
İletişimi ve kolaylığı salık veren bir dinin, geçimsizliği ve zorluğu tercih eden,
Doğaya ve çevreye duyarlılığı teşvik eden bir dinin, nemelazımcılığı benimseyen,
"Diğergamlık" a dikkat çeken bir dinin, benmerkezciliğe savrulan mensuplarının gelip toslayacağı yer burası olmalı.
Sürpriz yok... torpil yok... kayırmacılık yok...
Hak edene hak ettiği kadar var.
İnsana çalıştığının karşılığı var.
Kader/Ölçü miktarınca elde ne varsa, karşılığında o var.
Teekküle değil tevekküle ödül var.
Yolları açana açılan kapılar var.
Gönüllerini açana açılan ağuşlar var.
Dünyayı cennete çevirmeye talip olanlara cennetler var.
Ağyara takılıp kalmayanlara Yar var, yardımcı var, inşirah var, sekinet var.
Bu güzel değerleri kuşanmak o kadar zor mu?
Huzur iklimini yakalamak için illa cenneti mi görmek lazım.
Cennetin de Cehennemin de yolunun taşları daha bu dünyadayken döşenmiyor mu, ne dersiniz?