Bu millet, günü kurtaran sözlerin yerine hayatını kolaylaştıran hukuk istemektedir. Yönetime talip olan, vatandaşın geçimini, mülkiyetini, eğitimini ve emeğini koruyacak açık yükümlülükler üstlenmelidir.

SİYASİLERE ÖNERİLER / I / TEMEL İHTİYAÇLAR VE MÜLKİYET

MİLLETİN YÜKÜNÜ HAFİFLET HAKKINI GÜVENCEYE AL

KURUCU HÜKÜM | SOSYAL HAYATIN ADALET MANİFESTOSU

Siyasî rekabetin ölçüsü, verilen sözün sayısı değil, giderilen mağduriyet olmalıdır. Aşağıdaki hükümler, bu sorumluluğu kanuna, bütçeye ve denetlenebilir kamu hizmetine dönüştürme teklifidir.

MADDE 01 / YAŞAMAK İÇİN ZORUNLU OLAN VERGİ YÜKÜNDEN KORUNUR

Temel gıda, temizlik, bebek ihtiyaçları, zorunlu sağlık sarf malzemeleri, temel ulaşım ve barınmanın asgari ihtiyacı karşılayan kısmı vergi muafiyeti kapsamına alınmalıdır. Vergilendirme, insanın yaşamasını mümkün kılan zorunlu tüketimi korumalı; ödeme gücünü, ihtiyaç fazlasını ve lüks tüketimi esas almalıdır. Asli ihtiyaçların korunması, sosyal devletin somut mali yükümlülüğü hâline getirilmelidir.

Muaf ürün ve hizmetler açıkça belirlenmeli; aynı ihtiyacı karşılayan kalemler arasında keyfî ayrım yapılmamalıdır. Vergi indiriminin satış fiyatına yansıması izlenmeli; destek tüketiciye ulaşmalıdır. Gelir kaybının finansmanı bütçede gösterilmeli, başka bir zorunlu ihtiyaç üzerine örtülü yük bindirilmemelidir. Havâic-i asliyye anlayışının insanı koruyan amacı, bu teklifin ahlâkî dayanaklarından biridir.

MADDE 02 / SU ELEKTRİK VE İNTERNETTE ASGARİ ERİŞİM HAKKI

Her haneye aylık 10 m³ ücretsiz su sağlanması esas alınmalıdır. Hane büyüklüğü ve zorunlu ihtiyaç farklılıkları için ilave miktarlar bilimsel ölçütlerle belirlenmelidir. Elektrik ve internet hizmetlerinde de asgari yaşamı, eğitimi ve iletişimi sürdürecek ücretsiz kullanım düzeyi tanımlanmalıdır. Bu hak, siyasî yakınlığa veya kişisel aracılığa bağlanamaz.

Asgari sınırı aşan kullanım ilan edilmiş tarifeyle ücretlendirilmelidir. Finansman ve hizmet sağlayıcıların yükümlülükleri açıkça düzenlenmeli; ücretsiz hakkın bedeli gizli ücretlerle geri alınmamalıdır. Uygulama hem temel ihtiyacı karşılamalı hem israfı önlemelidir. Kullanım miktarları, hane verileri ve kaynakların sürdürülebilirliği gözetilerek düzenli aralıklarla değerlendirilmelidir.

MADDE 03 / BİRİNCİ KONUT VE TEMEL ARAÇ VERGİDEN MUAF TUTULUR

Bir hanenin fiilen barındığı birinci konut ile temel ulaşım ihtiyacını karşılayan bir araç için vergi muafiyeti düzenlenmelidir. Muafiyet, temel ihtiyacı koruyacak nitelik ve değer sınırlarıyla tanımlanmalı; lüks tüketim ve yatırım amaçlı çoklu mülkiyet aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Kırsalda ve toplu taşımanın yetersiz olduğu yerlerde aracın zorunlu ihtiyaç niteliği özellikle gözetilmelidir.

Hangi vergilerin kaldırılacağı kanunda tek tek gösterilmeli; hak sahipliği sade bir başvuruyla belirlenmelidir. Birden fazla muafiyet elde etmek amacıyla yapılan görünüşte devirler önlenmelidir. Vergi düzeni, insanın evinde oturmasını ve işine ulaşmasını ağırlaştırmamalı; temel ihtiyacın korunması, bütün vatandaşlara açık ve öngörülebilir kurala dayanmalıdır.

MADDE 04 / İMARIN KAMUSAL YÜKÜ MÜLK SAHİBİNE SINIRSIZ YÜKLENEMEZ

Düzenleme ortaklık payının bedelsiz alınabilecek üst sınırı %25 olarak düzenlenmelidir. Planlamanın gerektirdiği ve toplamda %45’e kadar ulaşan alan ihtiyacında, %25’i aşan bölüm bedeli ödenerek kamulaştırılmalıdır. Kamu yararı için gereken alanın maliyeti, yalnız düzenlemeye giren taşınmaz sahibinin üzerinde bırakılmamalıdır.

Kesintinin hesabı, kullanılacağı kamu hizmeti ve taşınmaza etkisi malike açıkça bildirilmelidir. Bedel tespiti nesnel değerlemeye dayanmalı; ödeme ve itiraz usulleri belirli olmalıdır. İmar uygulaması, mülkiyeti belirsizliğe sürükleyen bir işleme dönüşmemelidir. Planlama ihtiyacı ile mülkiyet hakkı, ölçülülük ve adil mali paylaşım içinde birlikte korunmalıdır.

SİYASİLERE ÖNERİLER / II / KOMŞULUK EĞİTİM VE KAMU GÖREVİ

VATANDAŞI YORMA EMEĞİN ÖNÜNÜ AÇ

UYGULAMA HÜKMÜ | HAKKA ERİŞİM KOLAY VE NESNEL OLMALIDIR

Komşuluk ihtilafı yıllarca süren husumete, sınav başvurusu ödeme gücü sınavına, kamu görevi tanıdık arayışına dönüşmemelidir. Yönetimin görevi, vatandaşın gündelik hayatını kilitleyen engelleri gidermektir. Hak, sahibinin sesinin yüksekliğine göre değil, önceden ilan edilmiş ölçülere göre teslim edilmelidir.

MADDE 05 / AĞAÇ KÖKÜ DAL VE GÖLGE İHTİLAFLARI YERİNDE ÇÖZÜLÜR

Komşu taşınmaza taşan kök ve dalların, tarımsal üretimi etkileyen gölgenin doğurduğu uyuşmazlıklar için yerinde teknik incelemeye dayalı idarî çözüm yolu kurulmalıdır. Kısa boylu ağaçlarda 5 metre, uzun boylu ağaçlarda 7 metre sınırdan çekilme mesafesi düzenleme önerisi olarak esas alınmalı; tür, arazi ve üretim koşullarına ilişkin teknik istisnalar açıkça belirlenmelidir.

Yetkili tarım ve çevre birimleri tarafları dinlemeli, zararı tespit etmeli ve giderim için süreli karar vermelidir. Budama, kök kontrolü veya diğer müdahaleler teknik gereklilik ve ölçülülükle sınırlandırılmalıdır. Mevcut ağaçlar için geçiş hükümleri konulmalıdır. Vatandaş, ilk çözüm için dava açmaya zorlanmamalı; idarî kararın yargısal denetimi ve zararın tazminini isteme hakkı korunmalıdır.

MADDE 06 / SINAV KAPISINDA ÜCRET ENGELİ KALDIRILIR

ÖSYM ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan sınavlarda adaylardan sınava giriş ücreti alınmamalıdır. Eğitim kademelerine geçiş ve kamu görevine giriş için zorunlu tutulan sınavların maliyeti kamu bütçesinden karşılanmalıdır. Adayın sınava katılabilmesi, ailesinin ödeme gücüne veya başvuru gününde para bulabilmesine bağlı bırakılamaz.

Ücretin kaldırılması, başka adlarla zorunlu başvuru veya işlem bedeli alınarak etkisizleştirilemez. Sınav hizmetinin maliyeti ve bütçe karşılığı açıkça gösterilmelidir. Başvuru, düzeltme ve bilgilendirme süreçleri sadeleştirilmelidir. Devlet, gençlerin emeğini ve yeterliliğini ölçmeli; ölçme hizmetinin bedelini, geleceğine ulaşmak isteyen gencin önüne engel olarak koymamalıdır.

MADDE 07 / KAMU ATAMALARINDA MÜLAKAT KALDIRILIR

Kamu görevine girişte mülakat kaldırılmalı; atamalar önceden ilan edilen nesnel başarı ve meslekî yeterlilik ölçütlerine göre yapılmalıdır. Görevin gerektirdiği uygulamalı beceriler, standart görevler ve denetlenebilir puanlama üzerinden ölçülmelidir. Hiçbir aday, siyasî referans, akrabalık, cemaat veya kişisel yakınlık bulunmadığı için geri bırakılmamalıdır.

Güvenlik incelemesinin kapsamı, görevin niteliğiyle bağlantılı ve kanunla belirlenmiş olmalıdır; soyut kanaatler yeni bir mülakata dönüşmemelidir. Atama puanı, sıralama ve ret gerekçesi ilgiliye bildirilmeli; düzeltme ve itiraz imkânı sağlanmalıdır. İlan edilen şartlar aday belli olduktan sonra değiştirilemez. Kamu kadrosu, yönetenlerin dağıtacağı bir paye değildir.

MADDE 08 / AKADEMİK YÜKSELME HAK EDENİN ÖNÜNE KONULAMAZ

Araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve öğretim üyesi atamalarında branş uygunluğu, bilimsel yeterlilik, yayın kalitesi ve etik ölçütler esas alınmalıdır. Kişiye göre ilan, siyasî referans ve gerekçesiz jüri değerlendirmesi önlenmelidir. Bilimsel değerlendirme, yalnız yayın sayısına indirgenmemeli; eserin niteliği ve alana katkısı gerekçeli raporla ortaya konulmalıdır.

İlan edilmiş yükselme ölçütlerini karşılayan ve yeterliliği doğrulanan öğretim üyesinin üst unvana ve buna uygun kadroya geçişi, ayrıca mülakat veya kişisel onay aranmaksızın belirli süre içinde tamamlanmalıdır. Bu hakkın uygulanmasını sağlayacak kadro planlaması önceden yapılmalıdır. Bilimsel inceleme korunmalı; inceleme yetkisi, hak edilmiş ilerlemeyi süresiz bekletme aracına dönüşmemelidir.

SİYASİLERE ÖNERİLER / III / BİLİM EĞİTİM VE KURUMSAL VERİMLİLİK

BİLİMİN YOLUNU AÇ ÇOCUĞUN GELİŞİMİNİ KORU

KURUMSAL HÜKÜM | EĞİTİM İNSANIN KABİLİYETİNİ GELİŞTİRİR

Dil engeli, kadro engeli, not baskısı ve gereksiz eğitim maliyeti ayrı sorunlardır; her biri kendi çözümünü gerektirir. Eğitim politikasının başarısı, binanın büyüklüğüyle değil, öğrencinin öğrenmesi ve araştırmacının üretmesiyle değerlendirilmelidir. Kurumsal düzen, insanın önünü açtığı ölçüde anlam taşır.

MADDE 09 / TÜRKİYE ULUSAL DİLLER ENSTİTÜSÜ KURULUR

Akademik yabancı dil eğitimi, dil araştırmaları, bilimsel tercüme ve dil yeterliliğinin ölçülmesi için Türkiye Ulusal Diller Enstitüsü kurulmalıdır. Enstitü, üniversitelerin birikimini ortak standartlarla buluşturmalı; araştırmacıların bilimsel kaynaklara ve uluslararası çalışmalara erişimini kolaylaştırmalıdır. Dil, yalnız yükselme sınavında aşılması gereken bir puan engeli olmaktan çıkarılmalıdır.

Eğitim programları okuma, yazma, konuşma ve akademik iletişim becerilerini geliştirmelidir. Ölçme ölçütleri ilan edilmeli; değerlendirme eğitim hizmetinden bağımsız ve denetlenebilir yürütülmelidir. Çevrim içi erişim ve bilimsel tercüme desteği bütün üniversitelere açılmalıdır. Kurumun başarısı, yapılan sınav sayısıyla değil, kazandırılan dil becerisi ve bilimsel iletişim kapasitesiyle izlenmelidir.

MADDE 10 / ÖĞRETİM ÜYESİ KADROSUYLA BİRLİKTE HAREKET EDEBİLİR

Öğretim üyelerinin ihtiyaç duyulan üniversitelere kadrolarıyla birlikte atanabilmelerini sağlayan düzenleme yapılmalıdır. YÖK’ün koordinasyon yetkisi; alan ihtiyacı, öğrenci sayısı, mevcut akademik kapasite ve bölgesel dengesizlikler üzerinden kullanılmalıdır. Akademik yeterliliği bulunan kişinin hareketliliği, yalnız kadronun bulunduğu kuruma bağlı bırakılmamalıdır.

Atamalar açık ihtiyaç planına, öğretim üyesinin rızasına ve nesnel eşleştirmeye dayanmalıdır. Özlük hakları, araştırma sürekliliği ve aile koşulları korunmalıdır. Bir üniversitenin açığını kapatırken diğerinin eğitim kapasitesi zayıflatılmamalıdır. Kadro hareketliliği, cezalandırma veya kişisel tasfiye aracı olamaz; amacı öğrencinin nitelikli öğretime erişimini ve üniversiteler arasında dengeli bilimsel kapasiteyi güçlendirmektir.

MADDE 11 / İLKOKUL VE ORTAOKULDA NOT YERİNE GELİŞİM ESAS ALINIR

İlkokul ve ortaokulda öğrenciyi sayısal nota indirgeyen sistem kaldırılmalı; öğrenme kazanımlarını, becerilerini ve gelişimini izleyen değerlendirme düzeni kurulmalıdır. Beceri dosyaları, öğretmen gözlemleri, sosyal etkinlik kayıtları ve bireysel gelişim raporları kullanılmalıdır. Çocuğun öğrenme ihtiyacı görünür kılınmalı; değerlendirme, eksikliği damgalamak yerine zamanında destek sağlamalıdır.

Ortak değerlendirme ölçütleri belirlenmeli, öğretmenlere uygulama eğitimi verilmelidir. Yeni sistem öznel kanaatlere bırakılmamalı; aileye ve öğrenciye anlaşılır geri bildirim sunmalıdır. Geçiş, örnek uygulamalar ve bağımsız değerlendirmeyle planlanmalıdır. Notun kaldırılması, öğrenmenin izlenmesinden vazgeçmek değildir; çocuğun ilerlemesini daha kapsamlı ve geliştirici biçimde takip etme yükümlülüğüdür.

MADDE 12 / UYGUN PROGRAMLARDA UZAKTAN EĞİTİM ESAS ALINIR

Öğrenme hedefleri ve altyapısı uygun üniversite programlarında uzaktan eğitim esas hâline getirilmelidir. Laboratuvar, klinik, atölye ve doğrudan uygulama gerektiren çalışmalar yüz yüze yürütülmelidir. Hangi dersin hangi yöntemle verileceği, yalnız gider azaltma hesabıyla değil, öğrencinin kazanması gereken yeterliliklerle belirlenmelidir.

Öğrencinin cihaz, internet ve erişilebilir içerik ihtiyacı karşılanmalı; etkileşim, danışmanlık ve güvenilir ölçme imkânı sağlanmalıdır. Bina, enerji ve sarf giderlerindeki tasarruf eğitim ve araştırmaya aktarılmalıdır. Uzaktan eğitim, öğrenciyi ekran karşısında yalnız bırakmaya dönüşmemelidir. Her programın niteliği, öğrenme sonuçları ve öğrenci deneyimi üzerinden düzenli olarak değerlendirilmelidir.

SİYASİLERE ÖNERİLER / IV / EMEK GÜNLÜK HAYAT VE EĞİTİME ERİŞİM

HAK ARAYANI YORMA VERDİĞİN SÖZÜ UYGULA

GÜVENCE HÜKMÜ | VATANDAŞIN HAKKI KURUMLAR ARASINDA KAYBOLAMAZ

Aynı emeğe ayrımcı ücret ödenmesi, yanlış cezanın düzeltilmemesi, verilmeyen hizmetin bedelinin alınması ve eğitim imkânının geçim yüküne yenilmesi somut yönetim sorunlarıdır. Çözüm, vatandaşı başvurudan başvuruya göndermek değildir. Yetkili kurum, açık süre ve sonuç doğuran başvuru yolu birlikte belirlenmelidir.

MADDE 13 / EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET UYGULANIR

Aynı nitelikte işi, eşdeğer çalışma şartları ve sorumluluk altında yapanların ücretlerinde cinsiyet, siyasî görüş, sendikal tercih veya kişisel yakınlık nedeniyle ayrım yapılamaz. Kamu ve özel sektörde ücretin belirlenme ölçütleri açık olmalıdır. İşin niteliği, tecrübe ve nesnel yeterlilikten doğan farklar gerekçelendirilmelidir.

Aynı işi yapanların farklı istihdam adları veya kurum içi tercihler üzerinden haksız ücret farklarına maruz kalması önlenmelidir. Ücret karşılaştırması yalnız çıplak maaşla sınırlanmamalı; ek ödemeler ve düzenli yan haklar birlikte değerlendirilmelidir. Çalışanın itirazı etkili biçimde incelenmeli; hak aradığı için baskıya uğraması engellenmelidir. Emeğin karşılığı, çalışanın kime yakın olduğuna göre belirlenemez.

MADDE 14 / TRAFİK CEZASINDA HATA İDARÎ YOLDAN DÜZELTİLİR

Her ilde Trafik İtiraz ve Değerlendirme Bürosu kurulmalıdır. Hatalı plaka okuması, radar kaydı, teknik arıza ve benzeri uyuşmazlıklar, vatandaşın delilleriyle birlikte hızlı ve ücretsiz incelenmelidir. Ceza kaydını değerlendiren kurulun, hatalı işlemi düzeltme veya kaldırma yetkisi açıkça düzenlenmelidir.

Vatandaş dayanak görüntüye ve ölçüm kaydına erişebilmeli; karar kendisine gerekçeli olarak bildirilmelidir. Başvuru süresi, cevap süresi ve başvurunun tahsilata etkisi kanunda belirlenmelidir. İdarî çözüm yolu, yargıya başvurma hakkını daraltmamalı veya bu hakkın süresini tüketmemelidir. Amaç, basit bir kayıt hatasını düzeltmek için vatandaşı zorunlu olarak mahkemeye gönderen işleyişi sona erdirmektir.

MADDE 15 / OPERATÖR MAĞDURİYETİNE KIRK SEKİZ SAATTE MÜDAHALE

BTK bünyesinde Dijital Hak ve Altyapı Çözüm Merkezleri kurulmalıdır. İnternet kesintisi, hatalı fatura, gizli ücret, izinsiz abonelik ve tarife uyuşmazlıkları tek başvuruyla izlenebilmelidir. Kırk sekiz saat içinde çözüm esas olmalı; bu sürede teknik olarak tamamlanamayan işlerde gerekçeli açıklama, geçici hizmet ve kesin giderim takvimi sunulmalıdır.

Sunulmayan hizmetin bedeli düşülmeli; haksız tahsilatlar iade edilmelidir. Operatör kayıtları incelenebilir olmalı ve sonuç vatandaşa yazılı bildirilmelidir. Başvuru, farklı birimlere yönlendirme yoluyla kapatılamaz. Merkezlerin yetkileri mevcut başvuru yollarıyla uyumlu düzenlenmeli; vatandaş aynı mağduriyeti her kurumda yeniden anlatmak zorunda bırakılmamalıdır.

MADDE 16 / ÖĞRENCİYE KENDİ İLİNDE ÜNİVERSİTE İMKÂNI SAĞLANIR

Öğrenciye, kendi ilinde aynı veya eşdeğer program bulunması hâlinde öğrenimini burada sürdürebilme imkânı tanınmalıdır. Bu tercih, programın akademik yeterlilik şartları ve şeffaf kontenjan planlaması içinde güvenceye alınmalıdır. Üniversiteler arası ders eşdeğerliği ve geçiş usulleri açıkça düzenlenmeli; gereksiz ders ve yıl kayıpları önlenmelidir.

Barınma ve ulaşım giderleri yüzünden eğitimden uzaklaşan gençlerin, özellikle ekonomik engellerle karşılaşan kız öğrencilerin öğrenime devamı desteklenmelidir. Kendi ilinde eğitim bir seçenek olmalı; başka şehirde okuma özgürlüğünü daraltmamalıdır. Üniversitenin bulunduğu ilde gerçek bir eğitim erişimi sağlaması, bina ve tabela varlığının ötesinde bir kamu hizmeti yükümlülüğüdür.

ORTAK YÜRÜRLÜK İLKESİ | TAKVİM BÜTÇE VE HESAP VERME

Her öneri için sorumlu kurum, gerekli kanun değişikliği, mali kaynak ve uygulama takvimi birlikte açıklanmalıdır. Sonuçlar düzenli olarak kamuya bildirilmelidir. Anayasal güvence hak ve ilkeyi korumalı; miktar, oran ve teknik usuller kanunla somutlaştırılmalıdır.